Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 214. Sayı >> KİTAP TANITIMI >> Ayet ve Hadisler Işığında Allah’ın İsim ve Sıfatları ESMA-İ HÜSNA

Ayet ve Hadisler Işığında Allah’ın İsim ve Sıfatları ESMA-İ HÜSNA

Ayet ve Hadisler Işığında Allah’ın İsim ve Sıfatları
ESMA-İ HÜSNA

Doç. Dr. İsmail Karagöz, DİB. Yay. Ankara, 2007, 534 s.

Yaratılışındaki en önemli gaye Yüce Yaratıcısını tanı-
mak, O’na iman ve itaat etmek olan insanın bihakkın
kulluğunu yerine getirebilmesinin en önemli adımla-
rından birisi O’nu en iyi şekilde tanımasıdır. Allah
Teâlâ’yı anlama ve anlamlandırmadaki nasıllık ona
karşı insanın davranışlarını, onun emirlerini algılama
ve hayata geçirmedeki tavrını kısaca kulluğunun nite-
liğini belirlemede en önemli etkenlerdendir.
Yüce Allah’ın isim ve sıfatlarının tespiti ve bunlar
merkezinde gelişen “ilm-i kelâm”da meşhur olan sı-
fatlar meselesi, “Allah’ın isimleri kaç tanedir?, Sıfatlar
isim olarak algılanabilir mi?, Bu sıfatlar hakikî anlamla-
rıyla mı yoksa mecaz anlamlarıyla mı anlaşılmalılar?,
İnsanlar Yüce Allah’ı diledikleri şekilde isim ve sıfat ile
niteleyebilirler mi?” gibi problemleri ele almaktadır.
Konuyla ilgili olarak İslâm tarihinin ilk dönemlerinden
itibaren önemli çalışmaların yapıldığı bilinmektedir.
Maturîdî’nin Kitabu’t-Tevhid, İbn Teymiyye’nin el-
İman ve Eş’ari’nin Makâlât’ı, Zeccac’ın Tefsîru Esma-
illahi’l-Hüsna’sını, Beyhakî’nin el-Esmâ ve’s-Sıfat’ını,
Kuşeyrî’nin Şerhu Esmâullahi’l-Hüsna’sını, Kurtubî’nin
el-Esnâ fî Şerhi Esmâillahi ve’s-Sıfât’ını bu bağlamda
örnek olarak zikretmek mümkündür.
Mezhepler tarihinde de mezheplerin temel fikirleri-
nin oluşmasında önemli bir problem olarak ele alı-
nan “esma ve sıfatlar” meselesi bazı fırkaların oluşu-
muna ve meselelere yaklaşımına göre Mücessime,
Müşebbihe vb. şekillerde isimlendirildiklerine de se-
bep olduğu bilinmektedir. Kelâmî konular içerisinde
kayda değer yer verildiği görülen eserlerde özellikle
de sıfatların varlığı ve onların nasıl anlaşılacağı mese-
lesi temel nirengi noktalarını oluşturmaktadır. (Geniş
bilgi için bkz. Maturîdî’nin Kitabu’t-Tevhid, İbn Tey-
miyye’nin el-İman ve Eş’ari’nin Makâlât). Konu hadis-
lerde zikredilen bağlamıyla hem sayılarının tespiti
hem de onların anlamlarının kısaca açıklamasına yer
veren çalışmalarda mevcuddur. Yine bu bağlamda
hattatların Esma-i Hüsna’yı farklı şekillerde yazdıkları
ve özellikle camilerde süsleme amaçlı kullanıldıkları
da bilinmektedir.
Özetle pek çok açıdan gündemdeki yerini ve gün-
celliğini koruyarak araştırmalara ve sanatsal faaliyet-
lere konu olan Esma-i Hüsna ile ilgili bu gün tanıtı-
mın yapmaya çalışacağımız eser, hem sayılarının tes-
pitindeki kullandığı metodu ve hem de konuyla ilgili
tartışmalara zaman zaman kısaca değinmesi itibariy-
le belli bir özgünlüğünden bahsetmek mümkündür.
Eser, İçindekiler, Önsöz, Giriş, Ayet ve Hadislerde
Geçen Allah’ın İsim ve Sıfatları, “Kur’an ve Sünnet
Allah’ı Nasıl Tanıtıyor” başlıklı Birinci Bölüm, “Al-
lah’ın Zatî ve Subûtî Sıfatları” başlıklı İkinci Bölüm,
“Selbî /Tenzihî Sıfatlar” başlıklı üçüncü Bölüm, “Ha-
berî Sıfatlar” başlıklı Dördüncü Bölüm ve Bibliyog-
rafyadan oluşmaktadır.
Eserin Giriş bölümünde Yüce Allah’ın isim ve sıfatla-
rının ayet ve hadislerde, isim, ism-i fail, sıfat-ı müşeb-
bihe, ism-i tafdil, mübalâğalı isim, isim tamlaması, sı-
fat tamlaması, fiil, isim anlamında masdar şeklinde ve
sıla cümleleri şeklinde geçtikleri ayırıca Kur’an-ı Ke-
rim’de Allah’ın isim ve sıfatlarının çoğunlukla ayetle-
rin sonlarında tekli veya ikili olarak, elif lamlı veya elif
lamsız, tekil veya çoğul, yalın veya izafet terkibi şek-
linde geçtiği ifade edilmektedir.
“Kur’an ve Sünnet Allah’ı Nasıl Tanıtıyor” başlıklı Bi-
rinci Bölümde Kur’an’da ve Sünnette Allah’ın isim
cümleleri, fiil cümleleri, izafet terkipleri, zamirler, “el-
lezi” ve “men” ism-i mevsulu şeklinde geçen isimle-
ri örneklerle kısaca ele alındıktan sonra “En güzel
isimler Allah’ındır. O halde O’na en güzel isimler ile
dua edin ve O’nun isimleri hakkında eğriliğe sapan-
ları bırakın.” (A’raf, 180) ayetinden hareketle Yüce
Allah’ın Kur’an ve sünnette belirtilen isimlerinin dı-
şında farklı isimler isnad etmenin veya bu belirtilen
isimleri kabul etmemenin veya bu isimleri başka var-
lıklara vermenin ayette geçen anlamıyla “eğriliğe
sapmak” olacağı ve Allah’ın isimlerinin tevkifi olduğu,
kıyasla O’na farklı isimler isnad etmenin caiz olmadı-
ğı üzerinde durulmaktadır. (s. 17-24)
Allah’ın isimleri, sıfat ve fiilleri O’nun zatına nispet
edilen mana ve kavramlar olduğu, bu isim ve sıfatla-
rın Allah hakkında yücelik ve aşkınlık ifade ettikleri,
insanlarda saygı hissi uyandırdıkları, zikir ve duada
kullanımlarının duanın ve ibadetin kabulüne vesile
olacağı, kalbe huzur ve sükûn vereceği, insana ilâhî
lütuf ve rahmet telkin edeceği belirtilmektedir. Bu
bağlamda Allah’ın isimlerinin aslında birer vasıftan
ibaret olduğu, zatı için alem olan ve uluhiyetine de-
lalet eden tek ismin Allah olduğu, diğer isimlerin ise
aslında Allah’ın sıfatlarından ibaret olduğu ifade edil-
mektedir.
Allah’ın nitelikleri ayet ve hadislerde İsim, İsm-i Fail,
Sıfat-ı Müşebbihe, İsm-i Tafdil, Mübalâğalı İsim, İsim
tamlaması, sıfat tamlaması, fiil, isim anlamında mas-
dar şeklinde ve sıla cümleleri şeklinde geçmektedir.
Sıfatların medlulü ile muttasıf olan zata delaletleri se-
bebiyle bunlara isim denilmiştir. Bir başka ifade ile
bunlara isim denmesinin sebebi Yüce Allah’ın bu sı-
fatlar ile çokça nitelenmesinden dolayıdır. Allah’ın
isimlerinin çokluğunun fiillerinin çokluğuna delalet
ettiği ve Kur’an’da kendisine bazen “ben” ve bazen
de “biz” şeklinde tanımlaması zatının birliğini sıfatla-
rının da çokluğuna delâlet etmektedir. Bu isimlere sı-
fat değil de isim denmesinin sıfatların delâlet ettiği
Zatın bu niteliklere tam sahip olması, sıfatlarının isim-
leşmesi sebebiyledir.
Yazar Kur’an-ı Kerim’de yüce Allah’ı niteleyen
toplam 119 isim ve 81 isim tamlaması olmak üzere
toplam 200 adet isim ve tamlamanın geçtiğini tespit
etmektedir. (s. 25-34)
Eserde Buhari’nin Camiu’s-Sahih’i, Müslim’in Cami-
u’s-Sahih’i, Tirmizi’nin Sünen’i, Beyhakî’nin es-Süne-
nü’l-Kübrâ’sı, İbn-i Hıbbân’ın es-Sahih’i, Hakim en-
Nîsâburî’nin el-Müstedrek ‘alâ’s-Sahîhayn’i, İbn-i Ma-
ce’nin es-Sünen’i, Nesâî’nin Sünen-i Kübrâ’sı ve Ah-
med İbn’i Hanbel’in el-Müsned’i gibi eserlerde Es-
ma-i Hüsna ile ilgili rivayetleri ve bu rivayetlerin bir-
birlerinden farklı olarak zikrettikleri isimler ele alın-
maktadır.
Yazar bu rivayetlerdeki 99 rakamı’nın Allah’ın isimle-
rinin sayısını değil, çokluğunu ifade ettiğini, Allah Teâ-
lâ’nın isimlerinin 99 ile sınırlı olmadığını belirtmekte-
dir. Konuyla ilgili olarak İmam Nevevi’nin “İslâm bil-
ginleri bu hadislerdeki sayının Allah’ın isimleri için sı-
nırlama ifade etmediği, hadisin bu isimlerin dışında
Allah’ın isimlerinin olmadığı anlamına gelmediği ko-
nusunda ittifak ettiklerini, hadisin maksadının bu
isimleri sayanların cennete gireceklerini bildirmek ol-
duğu” görüşüne de yer vermektedir.
Hadislerde geçen Allah’n isimlerini “saymak” (ihsa)
ve “ezberlemek” (hıfz) kelimeleri ile maksadın ise;
Allah’ı güzel isimleriyle tanımak, O’na O’nun istediği
şekilde iman ve ibadet ve taat etmektir. Yoksa bu
isimleri anlamadan ezberlemek ve tekrarlamak değil-
dir. Meselâ bir insan yaptığı bir işte Allah’ın kendisini
gördüğünü, yaptıklarını bildiğini, ameline göre ödül
veya ceza vereceğini düşünmesi ve ona göre hareket
etmesi Allah’ın isimlerini hıfz ve ihsa’dır. (s. 43)
Eserin Birinci Bölümünün son başlığı olan “Ayet ve
Hadislerde Geçen Allah’ın İsim ve Sıfatlarının Kısaca
Anlamları” başlığı altında 356 adet isim ve sıfat zik-
redilerek anlamları verilmektedir. (s. 75-94)
Eserin İkinci Bölümü “Allah’ın Zatî ve Subutî Sıfatla-
rı” başlığını taşımaktadır. Kur’an’- Kerim’de bu sıfatla-
rın ism-i fail, ism-i tafdil, mübalâğalı isim, sıla cümlele-
ri, sıfat-ı müşebbihe ve isim tamlaması şeklinde geç-
tiği zikredilen eserde kullanılan tasnifin tamamen ko-
nunun daha kolay ele alınmasını sağlamaya yönelik
olduğu, gerektiğinde tedahüllerin olabileceğinin be-
lirtildiği 12 kategoride ele alınmaktadır. Bunlar Özel
İsmi: Allah Lafzı, İsm-i Azam, Zâtı, Yüceliği, Kudreti,
Yaratıcı Oluşu, İlmi, Adaleti, Nimet ve Yardımı, Hi-
dayeti, Af ve Merhameti ve Tecziyesi şeklindedir.
Eserin Üçüncü Bölüm’ü Selbi/Tenzihi Sıfatlar başlığı-
nı taşımaktadır. Allah Teâlâ’dan nehy edilmesi gere-
ken sıfatlar olarak tanımlanan selbi sıfatlar ise “Zatı
ile İlgili Olan Selbî Sıfatlar”, “Allah’ın Gücü İle İlgili
Selbî Sıfatlar” ve “Kullarına Yönelik Selbî Sıfatlar” ol-
mak üzere üç başlık altında ele alınarak incelenmek-
tedir.
Dördüncü Bölüm ise Haberî Sıfatlar başlığını taşı-
maktadır. Müşebbih sıfatlarda denen Haberî sıfatlar
İslâm düşünce geleneklerinde ele alınan en tartışma-
lı konulardan birisi olup ve farklı yaklaşımların ortaya
çıkmasına da kaynaklık etmiştir. Bunlar Yüce Allah
hakkında, nefis, ruh, yüz, göz, ayak, el sağ ve sol el,
parmak, avuç, dirsek, yanı, üstte olması, beraberliği,
yakınlığı, sevinmesi, gelmesi, tutması, alması, gülmesi,
kavuşması, taaccub etmesi, kıskançlığı, arşa istivası ve
kürsüsü gibi yaratıklar özgü uzuv, yön, cihet yer ve
hareket gibi anlamlar ifade eden kelimelerin kullanıl-
dığı sıfatlardır. Eserde bunların ne anlama geldiği ile
ilgili genel olarak iki farklı yaklaşım varlığından bahse-
dilmektedir.
1. Tevkif Metodu
Selef alimlerinin benimsediği metottur. Zikredilen sı-
fatların yorumlanmasına karşı çıkılan yaklaşımda bu
sıfatların Allah’a yakışır manaları olduğu kabul edil-
mekte. Allah’ın eli var ama bizim ki gibi değil, gözü
var ama bizimki gibi değil, yüzü var ama bizimki gibi
değil demişlerdir ve bu sıfatların keyfiyetlerinden ve
nasıl olduklarından bahsetmemişlerdir. Bu yaklaşımın
temelinde teşbihten kaçınmak esas olmaktadır.
2. Tevil Metodu
Bunu benimseyen halef yani sonra gelen alimler ise,
Haberi ani müteşabih sıfatları, Allah’ın şanına yakışır
bir şekilde tevil etmeye çalışmışlardır. Bu sıfatları te-
vil etmekteki temel amaçları yine teşbih ve tecsim-
den kaçınmak olmuştur. Bu bağlamda Yüce Allah’ın
“Arşa istiva etmesi” bütün varlıklara hakim olması,
“Yüzü” zatı ve rızası, “eli”, kudreti ve nimeti, “gözü”,
ilmi, koruma ve yardımı, “yakınlığı”, rahmeti şeklinde
yorumlanmıştır.
Müşebbihe ve Mücessime bu sıfatlar konusunda Al-
lah Teâlâ’yı diğer varlıklar gibi düşünmüşler ve onu
cisimlendirerek diğer varlıklarla benzerlikler oluştur-
muşlarken bazı fırkalarda sıfatları teşbihe düşmemek
için kabul etmeme yolunu seçmişlerdir.
Eserde bu tartışmalara kısaca değinildikten sonra
ayet ve hadislerde geçen haberî sıfatların izahı yapıl-
maktadır.
Kısaca tanıtımını yapmaya çalıştığımız eser, okuyucu-
ya Esma-i Hüsna konusunda detaylı bilgiler sunmak-
tadır.

Yüce Allah’ın isim ve sıfatlarının
tespiti ve bunlar merkezinde gelişen
“ilm-i kelâm”da meşhur olan sıfatlar
meselesi, “Allah’ın isimleri kaç tanedir?,
Sıfatlar isim olarak algılanabilir mi?, Bu
sıfatlar hakikî anlamlarıyla mı yoksa
mecaz anlamlarıyla mı anlaşılmalılar?,
İnsanlar Yüce Allah’ı diledikleri şekilde
isim ve sıfat ile niteleyebilirler mi?”
gibi problemleri ele almaktadır.

Allah’ın isimleri, sıfat ve fiilleri
O’nun zatına nispet edilen mana ve
kavramlar olduğu, bu isim ve sıfatların
Allah hakkında yücelik ve aşkınlık ifade
ettikleri, insanlarda saygı hissi uyandır-
dıkları, zikir ve duada kullanımlarının
duanın ve ibadetin kabulüne vesile ola-
cağı, kalbe huzur ve sükûn vereceği, in-
sana ilâhî lütuf ve rahmet telkin edece-
ği belirtilmektedir. Bu bağlamda Al-
lah’ın isimlerinin aslında birer vasıftan
ibaret olduğu, zatı için alem olan ve
uluhiyetine delalet eden tek ismin
Allah olduğu, diğer isimlerin ise
aslında Allah’ın sıfatlarından ibaret
olduğu ifade edilmektedir.

Dr. Kıyasettin Koçoğlu - DİB / Eğitim Uzmanı



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97