Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 230. Sayı >> SÖYLEŞİ >> Burhaneddin Mücahidi İle Söyleşi

Burhaneddin Mücahidi İle Söyleşi

Burhaneddin Mücahidi:

“Aile içerisinde sevgi görmemiş, sevgiyi tatmamış birinden; insan-
lara, beraber yaşadığı toplumun diğer fertlerine sevgi ile yaklaş-
ması beklenemez."

Güneydoğu Anadolu’muzun şirin bir ili olan Siirt’te, tarih ve coğrafyanın buluştuğu bu güzel mekânda bulunan ve bölge insanımızın saygı duyduğu, yakından tanıdığı bir şahsiyet olarak bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

1941 yılında Siirt’in Aydınlar ilçesinde doğdum. İmam-Hatiplik’ten emekliyim. Otuz yılı aşkın görevim sırasında vazifemin vakarını koruyarak Müslümanlara, milletime ve vatanıma hizmet etme gayretinde olduğum ve milletimin birliği ve beraberliği için çalıştığım kanaatindeyim.

Asırlardır, farklı inanışlar da dâhil olmak üzere huzur içinde beraberce yaşamayı başarmış, birlikte se vinip birlikte üzülmüş bir milletiz.
Bunda İslam’ın ve öngördüğü kardeşlik ve barış yüklü mesajların etkisi nedir?

Kur’an-ı Kerim’de birçok ayet-i kerimede kardeşliğin önemine , birlik ve beraberliğin ehemmiyetine işaret edilmiş, müminlerin tefrikaya
düşmemesi konusunda ikazlar yapılmıştır. İslam’dan önce cahiliye döneminde aşırı bir kavmiyetçilik taassubu vardı; ama İslam dini geldiği andan itibaren, kavmiyetçiliği, ırkçılığı, sınıf farklılığını ortadan kaldırıp insanlığa İslam kardeşliğini sundu. Ayrılıkları birliğe, düşmanlıkları dostluğa çevirdi. Nefret tohumlarını çürütüp muhabbet ağacını yeşertti. Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in asrısaadetine baktığımızda, İslam kardeşliğinin bir hayat tarzı olduğunu çok açık bir şekilde görüyoruz. Özellikle hicretten hemen sonra Medine’de Peygamber Efendimiz, ensar ile muhacir arasında hiçbir maddi menfaate dayanmayan bir kardeşlik müessesesi tesis etti. İslam’dan başka hiçbir gücün, Allah’ın kitabından başka hiçbir şeyin bir araya getiremeyeceği, birbirlerine karşı kin ve nefret dolu olan bu kalpler yumuşadı, sevgiyle ve muhabbetle doldu. Bundan böyle bu iki kabile geçmişi unutup kardeşçe birbirine kenetlendiler. Taassup ve kavmiyetçilik başta olmak üzere bütün tuzaklara karşı kardeşlik duvarı ile set çektiler. O gün olduğu gibi bugün de Müslümanların
kardeşlik duvarını, beraberliklerini önlemek için çabalayan kimseler olacaktır. Geçmişte Peygamberimiz (s.a.s.) ve ashabı için toplanıp
Ahzab oluşturdukları gibi, günümüzde de bazıları birliğimizi bozmak için çabalayacaklardır. Müslümanlara her platformda şu mesajı anlat-
malı, içlerine yerleşmesi sağlanmalıdır.

Hepimiz bir olan Allah’a, aynı kitaba aynı peygambere iman etmişken, her gün omuz omuza beş defa aynı kıbleye yöneliyorken, ayrılıkların, kin ve düşmanlığın sebebi nedir? İslam’a ve Müslümanlara karşı yürütülen bu hileleri neden göremiyoruz?

Bu konuda insanlarımızı mutlaka aydınlatmalıyız. İslam kardeşliğinin yeniden tesisi için, ensar ve muhacir kardeşliğini iyice analiz edip Müslümanlara anlatmalıyız. Özellikle Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu konuda özel çaba harcaması gerekmekte dir. Peygamberimiz (s.a.s.)’in Medine’ye geldiğinde tesis ettiği ensar ve muhacir kardeşliği doğulu, batılı, şair, yazar, akademisyen ile bilim adamları tarafından hazırlanacak eserlerle halka anlatılmalıdır.

Konferans ve paneller düzenlenerek halkın bu konulara ilgisi çekilmeli ve ensar-muhacir kardeşliği çeşitli etkinliklerle halka anlatılmalıdır.

Asırlar öncesinden Hz . Peygamber’in Ve da Hutbesi’nde kaldırdığını ifade ettiği kan davaları hâlâ ülkemizin çeşitli bölgelerinde devam
etmekte ve nice ocakları söndürmektedir. Bu müessif olayların önlenmesi yolunda neler yapılabilir?

Kan davalarını önlemek için şunlar yapılmalıdır:
1- Hutbe, vaaz, irşat hizmetleriyle dinimizi anlatmalıyız, ahiret inancının toplumda canlı kalmasını sağlamalıyız, bu konuda görsel, işitsel,
yazılı materyalleri etkin olarak kullanmalıyız.
2- Din görevlisi, mahalli yöneticiler, doktor, öğretmen aktif rol almalıdır.
3- Kan davalarının çoğunun arazi, miras taksimi ve alışverişten neşet eden ihtila ardan meydana gelmesi nedeniyle, olay vuku bulması muhtemel davalarda zikrettiğimiz heyete, müdahale edip ihtilafları çözme imkânı verilmelidir.
4- Cinayetlerin devamını önlemek amacıylakan davası sebebiyle işlenecek yeni bir cinayet için caydırıcı ağır cezai müeyyidelerde ‘tö-
re cinayetlerindeki ceza müeyyidelerinde yapılan de ğişiklik gibi’ değişiklik yapılmalıdır.
5- Bölgemizin konumuna binaen kan davasının oluşu ihtimaline karşı, maktul yakınlarının tatmin edilmesi açısından hukuki ve mahkeme
süreçlerinin hızlandırılması sağlanmalıdır.

Büyük acılara ve derin üzüntülere yol açan, nice canlar alan terör, şiddet ve töre cinayetlerinin önlenmesine yönelik neler yapılmalıdır?

Terör ve şiddetin meydana gelmesinde önemli olarak üç neden söylenebilir:
1- Mağduriyet duygusu 2- Aile içi sevgi ve şefkat eksikliği 3- Ahiret inancının zayıflaması.

1- Mağduriyet duygusu: Terör ve şiddetin en önemli nedeni, insanların kendini mağdur hisse tmesi ve b undan dolayı kendine göre hakkını aramaya çalışması ve bu yolda çaba göste rmesidir. Mağduriyet sebeplerin giderilmesi için de acil çaba gösterilmesi gerekmektedir. Yok, eğer mağduriyet söz konusu değilse , o zaman mağdur olduğunu iddia eden insanların mağdur olmadıklarına ikna edilmesi gerekmektedir. Bu yolda en etkili yöntem de, insanların eğitimi ve bilinçlendirilmesidir.

2- Aile içi sevgi ve şefkat eksikliği: Sevgi hem ailede hem de toplumda ne yazık ki bütünüyle yok olmaya yüz tutmuş bir haldedir. Başta
aile içerisinde sevgi görmemiş, sevgiyi tatmamış birinden; insanlara, beraber yaşadığı toplumun diğer fertlerine sevgi ile yaklaşması
beklenemez. Aile içinde eğitim almamış, aile sorumluluğunu tatmamış bir insanın şiddete eğilimli olması mukadderdir. Çare olarak, başta din görevlileri olmak üzere, öğretmen ve vaizlerin iyi bir eğitimden geçirilmesi gerekmekte dir. İyi eğitim görmüş din görevlisi ve öğretmenin çabaları ile insanlara hem dinî hem deilmî olarak sevgi ile yaşamanın gereği anlatılmalıdır. Özellikle ilçelerde kaymakamlık tarafından bir organizasyon tertip edilerek, imamhatip, öğretmen, muhtar ve vatandaşlardan birer temsilci ile toplantılar yapılmalı, toplumun bu konuda bilinçlendirmesi sağlanmalıdır. Bu toplantılarda özellikle din görevlisi ve öğretmen arasındaki fikir alışverişi çok önemsenmelidir. Ailede sevgiyi tatmamış çocuklarımıza; hem okulda hem de camide sevgi ve saygı anlayışı bolca işlenmelidir. Din görevlilerinin hutbe ve vaazlarında bu konuyu sürekli işleyerek, Peygamberimiz (s.a. s.) ashap, büyük âlimler ve geçmi ş hayatta yaşanmış olaylardan örnekler vererek, bu konunun daima taze kalması sağlamalıdır. Peygamber Efendimiz ( s.a.s.)’in çocuklara olan şefkati, merhameti ve ailesine karşı olan ilgisi topluma en güzel örneklerle anlatılmalıdır.

3- Ahiret inancının zayı aması: Günümüz insanının ahirete olan inanç zayıflığı her platformda kendini göste rmektedir. Ahirete inanç zayıfladığında, yaptıklarının hesabını verme korkusu olmadığında, insan kendini sınırsız bir şekilde özgür hisseder ve her şeyi yapmak ister. İnsanın özgür fakat hesap verici olduğunu tekrar hatırlatmak, bu konuda çaba göstermek gerekmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu konuda yapacağı çalışmalara, toplumun ihtiyacı muhakkaktır. Diyanet’in imam-hatipler için özel, toplum için genel olarak ahiret hayatını anlatan eserler hazırlaması gerekmektedir. Töre cinayetlerine sebebiyet verecek olayları iki yönlü olarak incelemek mümkündür:

1- Olayın meydana gelmesinden önce; bu açıdan aile reisinin olayın gerçekleşmesini önleme açısından daha ılımlı, şefkatli ve dengeli
yaklaşması için bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır. Aile reisinin taassup içinde davranmasının bu tür olaylara sebebiyet verebileceği
kendisine anlatılmalıdır.

2- Olay meydana geldikten sonra; bu aşamada aile reisi ve aile bireylerine devlet tarafından psikolog desteği sağlanması gerektiği gibi, din
görevlisi ve hatırlı kişilerden oluşacak bir heyetten de destek alması sağlanmalıdır.

Günümüzde aile yuvalarının dağıldığı (boşanmaların hızla arttığı) görülmektedir. Size göre çare nedir? Bu konuda dinî açıdan neler yapılabilir?

Peygamber Efe ndimiz (s.a.s.)’in aile hayatı ve düzeni, eşlerine karşı davranışları, sahabenin aile hayatı ve ecdadımızın aile hayatlarının saadeti, kitaplara sığdırılamayacak kadar kazanımla çok ve canlı olarak karşımızda durmaktadır. Günümüzde aile hayatında madde ve dünya ön plana çıkmıştır. İnsanların aile bilinci dünyevi rahat üzerine bina edilmek istenmekte dir. Bunun dışındaki tercihlerin daha sonra hayal kırıklığından ibaret olduğu, bu kıstas üzere kurulmayan ailelerin temelinin sağlam olmadığı muhakkaktır.

Kadınlarımızı aile müessesesi hakkında bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır. Erkekler için özellikle cuma hutbelerinde ve mübarek gün ve gecelerin vaazlarında aile sorumluğunun İslam’a göre nasıl olması gerektiği tatlı bir dille anlatılmalıdır. Toplumumuzun zihninde Peygamber Efendimiz ( s.a.s.)’in evlilik kıstasını ifade eden hadis-i şerifinin tekrar tazelenmesi sağlanmalıdır. Bununla birlikte kadın ve erkekler için ayrı ayrı hazırlanacak İslam dinine göre kadının aile sorumluluğu ve erkeğin aile sorumluluğunu anlatan kitap, broşür vs. kaynaklar aile bireylerine ulaşarak dağıtımı sağlanmalıdır.

Çocuklarımızın, özellikle de kızlarımız; eğitim ve öğretimi, bilgili, becerikli, güzel ahlaklı ve insanlığa faydalı birer fert olarak yetiştirilmesi ve topluma kazandırılması için tavsiyeleriniz nelerdir?

İslam dini çocuklarımızın eğitimini önemsemiştir. İslam dini ilk dönemlerinde itibaren ilim adamlarını yetiştirmiş, onlara daima en üstün değeri tanımıştır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) “İlim rütbesi en yüksek rütbedir’’ hadis-i şerifi ile ilme değer vermiş tir. İslam tarihinde özellikle Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in aile hayatını bizlere aktaran Hz. Aişe bir büyük örnek olarak karşımızda durmaktadır. Sahabe-i kiram ve tabiinin çoğunun Hz. Aişe annemizden hadis alabilmek için kapısında beklemeleri bizlere en büyük misaldir. Özellikle bölgemizin özel konumu karşısında çocuklarımızın eğitiminde dinî hassasiyetleringöz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Hepimiz, huzur ve mutluluk dolu bir dünya istiyoruz. Bu özlemimizin gerçekleşmesi, için düşünceleriniz nedir?

Kur’an-ı Kerim’in ve Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in bu konudaki binlerce reçetesini ve ecdadımızın sıkı sıkıya bağlı oldukları değerleri tekrar gözden geçirip, zayıflamış olan değerlerimizi tamir ederek, unutulmuş olanlarını tekrar hatırlayarak ve zamanla aşınmış olan yolları sağlamlaştırarak her türlü şiddeti önleyebilir ve mutlu bir geleceği birlikte inşaedebiliriz.
Din adamlarımız tarih boyunca hep bu mesajları insanlara hatırlatmışlardır.
Bölgemizin geçmiş tarihlerde yetiştirmiş olduğu ilim adamlarımızın bölge sorunları için sundukları tahlil ve çarelerin itibara alınması, iyi analiz edilmesi neticesinde bu sorunların çözümünde etkin rol alacakları kanaatindeyiz. Müslüman olarak vazifemiz bu vatana, millete ve Müslümanlara birlik-beraberlik içinde olmaları, onların bela, musibet, felaket ve tehlikelere karşı Allah (c.c.) tarafından korunmaları için daima dua etmektir.

Yüce Rabbimiz, bu vatanı ve evlatlarını korusun ve onları doğru yola eriştirsin (amin).

Nezir Obut - Siirt Müftülüğü



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97