Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları

Selam verdim

Vaaza gitmek üzere evden çıkıyorum. Bir acelem var ki sormayın. Üstelik
teyzelerim benim “duva"larımdan istedi, fotokopi çektirmem lazım. Acele
edeyim derken tanıdıklarımı görememe ihtimalini göz ardı etmek istemiyo-
rum. Çünkü isimlerini bilmesem de simalarına aşina olduğum birçok ab-
lam var, teyzem var burada. Selamsız geçersem alınırlar. Birkaç selam sa-
bahtan sonra pasajın önündeyim. Çantamdan fotokopi çektireceğim kâ-
ğıdı bulmaya çalışarak ilerliyorum. Köşede vaazlardan ve mukabeleden
tanıdığım bir abla var. Niyetim selam verip geçmek, konuşursam geç ka-
lacağım.
Mütebessim bir ifadeyle “Selamün aleyküm" deyip tam gözlerimi kaçıra-
caktım ki ablanın yüzünün bir anda değiştiğini fark ettim. Ne oluyor deme-
ye kalmadan “Ben seni niye gördüm şimdi? Nerden çıktın karşıma? Of Al-
lah’ım ben ne yapayım şimdi?" demeye başladı.
“Sakin ol Allah aşkına! Ne oldu?" diye sorarken bir yandan da oturtacak
bir yer bulmaya çalıştım. Ama nafile... Merdiven basamaklarına kadar iler-
ledik. Abla suskun, düşünceli... Ben de susuyorum, kendini toparlasın di-
ye. Birkaç dakika sonra derin bir of çekti. “Olmayacak iş" dedi. Gözlerini
yere dikip anlatmaya başladı:
“Bir tane kızım var Allah bağışlarsa. Ondan sonra ikinci çocuğum oldu.
Çok sıkıntı, zahmet çektim. Tam sıkıntılar bitti derken, öldü." dedikten
sonra çenesi titredi, gözleri yaşardı. “Kokusuna doyamadım yavrumun.
Nasıl verdim toprağa?" derken yaşlar gözünden süzülmeye başladı.
“Takdir-i ilahi... Cennete gitti. Ne zaman oldu?"
“İki yıl oluyor." Benim merakım daha da artıyor.
“Eee şimdi ne oldu? Neden ağlıyorsun anlamadım ki?" Kısık bir sesle ku-
lağıma “hamileyim" dedi.
“Hayırlı olsun. Allah birini alıp birini veriyor. Ne kadar güzel!"
“Neresi güzel?" Tekrar dumur oluyorum.

“Aynı şeyleri tekrar
yaşayamam ho-
cam. Kendimi tam
toparladım der-
ken yeniden eski
günlere döndüm.
Mahvoldum. Kaç
gündür gece gün-
düz ağlıyorum. Beyime
de demedim. Her gün
hazırlanıyorum, evden bir
türlü çıkıp gelemiyorum. Tam
parayı denkleştirip doktora giderken
sen bana selam verdin. Ben şimdi ne yapa-
cağım hocam? Evlat acısı çok zor" dedi ve
hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Kendine
gelmesini beklerken içimden “Ya rabbi dilimin
bağını çöz" diye bilmem kaç kere tekrar et-
tim. Abla mendilini ararken çok sakin bir ses
tonuyla “Allah aldığı vakit evlat acısı zor da
kendin öldürünce kolay mı? Doğduktan son-
ra belki ölür diye sen şimdiden evladını öldü-
receksin öyle mi?"
“Daha doğmadı ya..." diyebiliyor.
“Ne fark var? Doğmamışken de yavrun değil
mi? Ölen çocuğuna bu kadar yanan, merha-
metli bir anne nasıl evlat katili olabilir? Allah
aşkına tekrar düşün."
Kan çanağı gözleriyle bana bakıp “Sen ner-
den çıktın karşıma? Of Allah’ım..."
“Ne olur bir hata yapma! Kendi ölünce Allah
aldı dersin, kendin öldürünce onu da diye-
mezsin. Vicdanın seni rahat bırakmaz." der-
ken o, apar topar kalktı. Neye karar verdiğini
anlayamadan “Allaha ısmarladık" dedi, gitti.
Uzun bir zaman ne camide gördüm ne de
başka bir yerde. Onu tanıyanlara rastladıy-
sam da bu konuyu hiç soramadım. Gel za-
man git zaman yine acelem olan bir günde
arkamdan biri bana seslendi. Döndüm oydu.
Selam verdi, elinde bir çocuk. Selamını al-
dım. “O mu?" dedim. “O" dedi. Hayatım bo-
yunca beklediğim en güzel haberi almış gibi
“elhamdülillah" dedim sarılırken. “Ölmedi"
dedi. Ağladık biraz...
Ne kadar büyüksün Allah’ım! Senden gelen
selam bir hayat oluyor, doğuyor kucağımı-
za...

Ayşegül Gürbüz - Giresun K.K.Ö.



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97