Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 230. Sayı >> CAMİLERİMİZ >> Kütahya’da “Erguniyye Mevlevihanesi" yahut: Dönenler Camii

Kütahya’da “Erguniyye Mevlevihanesi" yahut: Dönenler Camii

Anadolu’yla ilk meşk günlerimizden itibaren hızla İs-
lam beldesi olmaya başlayan Kütahya, bu kimliği ile
hep merkezî bir konumda yer almıştır. Evliya Çele-
bi’nin daha 1676’da, “Kütahya Anadolu eyaletinin
tahtıdır, vezaretidir." şeklindeki cümlesi, şehrin orta-
lama son on asır içindeki yeri ve önemini sabitleye-
cek bir delildir.

Kütahya’yı taht sahibi yapan unsurların arasında ta-
rihî geçmiş ve pek çok medeniyete ev sahipliği yap-
mışlık önemli olabilir. Fakat bunlardan daha önemli-
si, özellikle İslami dönem içerisinde, bu şehrin, şair,
sanatçı ve fikir adamı gibi nitelikli insanlar yetiştirme-
si ve bu insanları yetiştirecek nice sosyal müesse-
seyle donanmış olması daha gerçekçi bir gösterge-
dir.

Mescitler ve camiler şehri...

Bu müesseselerin neler olduğu az çok tahmin edile-
bilir. Camiler, medreseler, kütüphaneler, dergâhlar
ve diğerleri...

Bu sayfaları camilere tahsis ettiğimize göre, gelin Kü-
tahya’ daki güzide secde mekânlarının neler olduğu-
nu hatırlamaya çalışalım: Balıklı Camii (1236), Hıdırlık
Mescidi (1243), Hezar Dinârî Mescidi (1244), Saa-
de ttin (Saadet) Camii (1243-1244), Aşağı Kale (Kale-
i Sagir) Mescidi (13. yy.) , Pekmezp azarı (Hacı Ah-
met, Analcı, Analıcı) Mescidi ( 1368), Yukarı Kale Ca-
mii (1377-1378), Kurşunlu Camii (1377), Süleyman
Bey (Servi, Çatalçeşme) Mescidi ( 1381), Takvacılar
( Timurtaş Paşa) Camii (1389-1402) , Ulu Camii (14.
yy), II. Yakup Çelebi Külliyesi (1414), İshak Fakih Kül-
liyesi (1433), Hisar Beyi Oğlu Mustafa (Saray) Camii
( 1487), Arslan Bey (Meydan) Camii (15. yy), Karagöz
Ahmet Paşa Camii (1512), Lala Hüseyin Paşa Camii
( 1570), Cedid (Yeni Mahalle) Mescidi (1571) Şengül
Cemil (Celal Efendi Mescidi) Camii (16.yy.), Ha-
tuniye Camii (16.yy.), Karadonlu (Pirler Mahalle-
si) Mescidi (16.yy.), Ahi Evran (Hacı Evren) Mes-
cidi (16. yy), Özbek Camii ( 1699), Ali (Alo) Paşa
Camii (1796) , Sultanbağı (Çatalçeşme, Ahi Ars-
lan) Mescidi (18.yy.?) , Kaditler Camii (1835-
1836), Ahırardı (Dilsizoğlu Hacı İbrahim) Camii
(19. yy), Bülbül (Yakup Çavuş) Mescidi ( 19. yy.),
Mollabey Külliyesi (19. yy), Yeşil (Recep Ağa
Mescidi) Camii (1905), Küpecik Camii (1911-
1912), Sultanbağı (Hisaraltı, Dükkancık) Mescidi
(?)...

Kütahyalılar yukarıdaki listede bir eksiklik oldu-
ğunu hemen fark edecektir: Dönenler Camii...
İş bu yazımızın konusu olan Dönenler Camii...
Mevlana’dan el almak...

Dönenler Camii, yahut Kütahya Erguniyye
Mevlevihanesi... Bu yapı, Kütahya şehir merke-
zinde, “Eski Kapan Altı" olarak bilinen yerde, Ulu
Cami’nin doğusunda, Eydemir Hamamı yanın-
dadır.

Adres tespiti yaptığımıza göre, şimdiki ilk işimiz
tarihî bir yolculuğa çıkmak olmalıdır. Kütah-
ya’nın pek dikkat çeken bu mekânı, ilk yapılış iti-
barıyla bir mevlevihanedir. Onun aslî kimliğinde
“Erguniyye Mevlevihanesi" ismi kayıtlıdır. O, bu
ismi Mevlânâ’nın torunu Celâdeddin Ergun Çe-
le bi’nin hatırasından almıştır. 700 yıllık bir geç-
mişi olan bu eser, şimdilerde Dönenler Camii
adıyla Kütahya halkına hizmet etmektedir.

Verdiğimiz bu özet bilgi, ayrıntılara girmek için
atılmış ilk adım sayılmalıdır. Öyleyse hemen işe
girişip , mekânın ilk dönemlerine yol alalım. Bir
defa şu iyi bilinmelidir: Erguniyye Mevlevihanesi,
Konya dışında kurulan ilk mevlevihanelerden bi-
risidir. Daha net söyleyelim, Konya ve Afyon'dan
sonra bu mevlevihane ile Kütahya, Mevlevîliğin
üçüncü büyük merkezi kabul edilmiştir.

Bunda birkaç sebebin daha etken olduğu da
unutulmamalıdır. Sözge limi araştırmacı Abdur-
rahman Doğan, “ Kütahya Erguniyye
Mevlevihanesi" adlı kitabında, Konya ile Kütah-
ya’nın komşu vilayetler olmasını, ayrıca Sultan
Veled’in kızı Mutahhara Hatun’u Germiyan Beyi
Süleyman Şah ile evlendirmesini Kütahya’da
Mevlevîliğin tanınması ve yaygınlık kazanmasına
vesile sayar.

Söz konusu akrabalık ilişkilerine bağlı olmalı,
Mevlana’nın oğlu Sultan Veled’in de bir ara Kü-
tahya’ya gelmişliği, bu İslâm şehrine övgülerde
bulunmuşluğu, hatta bunu bir manzume halinde
söylemişliği söz konusudur:

“Ne-bâşed hem-çü Kûtâhiyye şehri
Hunuk ânkes ki der vey nişest şehrî"
“Divan-ı Sultan Veled"de de mevcut olan sekiz
beyitlik gazelin bu matlaı Türkçe’ye şöyle aktarı-
lıyor: “Kütahya gibi şehir olmaz, orada bir ay ka-
lana ne mutlu/İki ay kalınırsa sadetten, zevki ve
faydası kat kat artar."

Sultan Veled’in ne kadar etkili olduğunu bilmiyo-
ruz, fakat ondan sonra bu topraklarda oğlu Ulu
Ârif Çelebi’nin (Vefatı: 1320) Kütahya’da Mevle-
vîliğin temsilcisi olduğunu, onun döneminde şe-
hirde bir Mevlevîlik zaviyesi kurulduğu bilinen
husustur. Söz konusu zaviye , Erguniyye
Mevlevihanesi’nin kendisine bitişik olarak inşa
edilmiş olduğu Hezar Dinârî Mescidi’dir.
‘Dönenler Camii’nin çekirdek yapısı: Hezar Di-
nârî Mescidi...

Adını Sultan Veled’in torunu Celâleddin Ergun
Çelebi’den almış olan Erguniyye Mevlevîhanesi,
Hezar Dinârî Mescidi merkez alınarak ve etrafına
semahane , dede hücreleri, meşruta ve kütüp-
hane inşa edilerek oluşturulmuştur. Şu halde,
külliyenin çekirdek yapısı olarak Hezâr Dinârî
Mescidi’ne kısaca göz atmak yerinde olacaktır.
Sultan Alaaddin Keykubat zamanında Germiyan
Oğlu Yakup Beyin veziri olarak Kütahya’da hiz-
met etmiş olan Hezar Dinar, aynı zamanda Sul-
tan Veled’in muhibbân ve dervişânındandır. Yu-
karıdaki cami ve mescitler listesinin ilk dört ese-
ri onun döneminde inşa edilmiş olup bunlardan
Hezar Dinârî Mescidi’nde Ergun Çelebi şeyhli-
ğinde 1330’dan itibaren Mevlevî gelenekleri icra
edilmeye başlamıştır.

Ergun Çelebi’nin vefatı ve naşının buraya gö-
mülmesiyle türbe olarak kullanılmaya başlanan
Hezar Dinârî Mescidi, kare planlı bir yapıdır. Ku-
zey-güney yönünde hafif dikdörtgen olan zemin
planı örtüde iki yandan kalın kemerlerle kareye
indirilerek basit tromplarla kubbe oturtulmuştur.
Kubbe kalın duvarlar üzerine yerleştirilmiştir. Dı-
şarıdan hem çatı hizasını hem de kubbe kasna-
ğını tuğla saçak dolanır. Çatı ve kubbenin üze-
rindeki piramidal külah, kiremit ile örtülüdür. Me-
kânın birisi güney avludaki hazireye bakan yer-
de, diğeri kuzeyde olmak üzere iki penceresi
vardır. Doğu yönünden kubbe genişliğince açı-
lan sivri bir kemerle, bugün Dönenler Camii ola-
rak adlandırılan semahaneye açılmaktadır. Tür-
bedeki medfun sayısı, Ergun Çelebi ve yakınları
ile birlikte 14 olarak tespit edilmiştir.

Semahane yahut Dönenler Camii...

Bugün cami olarak kullanılan ve Dönenler Camii
adıyla anılan semahanenin Hezar Dinârî Mesci-
di’ne bitişik olarak ne zaman yapıldığına dair ke-
sin bir bilgi bulunmamaktadır. Ergun Çelebi’nin
vefatı ve mescide gömülmesini müteakip inşa
edildiği düşünülebilir. İlavenin yapım tarihini Er-
gun Çelebi’nin sağlığı dönemine tahmin edenler
de bulunmaktadır. Buna göre , semahanenin en
geç 14. Asır başlarında yapıldığı söylenebilir.
Mekânın ilk yapımıyla ilgili kitabesi bulunma-
makla birlikte, iki tamir kitabesi vardır. Bunlar-
dan ilki 1812, diğeri 1841 yıllarına aittir. İçeride
türbeye açılan kemerin sağında bulunan bu kita-
belerin üstünde “Adli" mahlası ile Sultan II.Mah-
mud’un tuğrası bulunmaktadır.

Tamir kitabelerinde Erguniyye Mevlevihanesi’nin
manevi özellikleri dile getirilmiş, bu mekânın nu-
run tecelligâhı olduğu, buraya giren herkesin
‘ölmeden önce ölün’ sırrını tefekkür etmesi ge-
rektiği, burasının nefislerin alaşağı edildiği, ruh-
ların gül bahçesine yaklaştırıldığı bir mekân ol-
duğu, vb. hususlar terennüm edilmiştir.
Kütahya Mevlevihanesi 1849’da Postnişin Hacı
Abdullah Efendi tarafından bakıma alınmış,
özellikle çeşmeleri tamir ettirilmiştir.
1925’te çıkarılan umumî bir kanunla birlikte ka-
patılan ve bir ara ot deposu olarak kullanılan Er-
guniyye Mevlevihanesi, 1959’da restore edile-
rek şimdiki haline dönüştürülmüş, yani cami
olarak ibadete açılmıştır.
Mimari özellikleri...

Dönenler Camii, kare planlı, iki kat pencereli, ki-
remit çatılı yüksek bir yapıdır. Camiye, küçük,
camekânlı bölümden girilince , aydınlık bir me-
kânla karşılaşılır. Ortadaki daire şeklindeki iba-
det mekânı semânın yapıldığı meydandır. Bu
meydanın yanında yüksek olan iki bölüm derviş-
ler ve muhiplerin seyir mahfili, giriş kapısının üs-
tündeki yüksek müezzin mahfili ise mutrib mah-
fili olarak kullanılmıştır. Üstte mekânı çevreleyen
kısmın kadınların sema seyir alanı olarak tertip
edildiği kaydedilir. Bu bölüme merdivenle dışarı-
dan da çıkılabilmektedir.

Merkezî alanı çeviren iki katlı mahfiller sekiz sü-
tuna oturmaktadır. Üstteki sekiz sütun kubbe
kasmağı ve kubbeyi taşımaktadır. Sütunların
üzerinde Mevlevî sikkeleri ve “Mehmed Celâ-
deddin Rumî Kuddise sirruhû Ya Hazret-i Mev-
lana" hattı vardır. Sütunlar arısındaki kuşakta ise
semayı anlatan manzume bulunmakta olup,
bunlar sekiz defa tekrarlanarak yazılmıştır. Top-
lam dokuz beyitten oluşan bu manzumenin ilk
iki beyti Osmanlıca, diğerleri Farsça’dır. Bu be-
yitlerin ilk üçü dışında kalanlarının İstanbul Yeni-
kapı Mevlevihanesi’nde de bulunmaktayken,
1961’de ki yangında yok oldukları bilinmektedir.
Dönenler Camii’nin kubbe kasnağında Ayete’l-
Kürsi ve “Lâ ikrâhe fi-ddin" ayeti yazılıdır. Ayrıca
bu hattın ketebesi “Ahmet Mahir Tekfurdağızâ-
de Kütahyavî 1254/1838-1839" şeklinde bura-
da kayıtlıdır. Bunun dışında kubbede Allah, Mu-
hammed ve Hulefa-yı Râşidinin isimleri, göbek-
te İhlas Suresi hatları bulunmaktadır. Kubbenin
yazıt kuşakları ve kasnak Mevlevi sikkeleri ile,
kubbe eteği ise kalem işi çiçeklerle beze nmiştir.
Camiin giriş kapısının dış üst tarafındaki camlı
yer minare yerine ezan okunmak için kullanıl-
mıştır. Giriş kapısı üzerindeki “Ya Hazret-i Er-
gûn" yazısı talik olup 19. yy’a aittir. Bu yazı Hat-
tat Halil Mahir bin Mehmet’e aittir. “Ya Hazret-i
Mevlana" yazısı ise 200X200 mm ebadında bir
çini üzerinde olup 20. yy’a aittir.
Dönenler Camii’nde ilginç gelecek unsurlardan
birisi de semâhânedeki kuyudur. Kubbe hiza-
sında bir yerde olan bu kuyunun ne zamandan
kaldığı bilinmemektedir. Bununla birlikte, ziya-
retçiler tarafından şifa niyetine içilmektedir.
Mihrap ve minberi sonradan yerleştirilmiş olan
yapı, aslihüviyetine yakın mimariözelliklerini hâ-
lâ korumaktadır. Onun bu hüviyeti, halk tarafın-
dan “Dönenler" ismi verilerek, bir çağrışım şek-
linde saklı tutulmuştur...

Cevat Akkanat



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97