Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 231. Sayı >> GÜNDEM >> Namazı cemaatle kılmak

Namazı cemaatle kılmak

İslam dini, Müslümanların cemaat halinde, birlik ve beraberlik içinde olmalarına büyük önem verir. İslamiyet’te pek çok iş, cemaat olmak temeline dayandırılmıştır. Gündelik hayatla ilgili işlerin birlik içinde yapılması yanında bazı ibadetler de topluca icra olunmaktadır. Namaz bu ibadetlerden biridir. Cemaatle namaz, dinin bir rüknü halinde ve Müslümanların özellikleri arasındadır. Konuyla ilgili pek çok ayet ve hadise göre Müslümanlardan, ezan okunduğunda mescide/camiye gitmeleri ve namazı cemaatle kılmaları istenmektedir. Mesela Kur’an-ı Kerim’de namaza çağrı demek olan ezandan bahsedilir. (Mâide, 58) Rükû edenlerle rükû edin." (Bakara, 43; Âl-i İmrân, 43)emri gibi ayetler de namazın cemaatle kılınmasına işaret eder. Hz Peygamber de “Birden fazla kişi olduğunda namazlar muhakkak cemaatle kılınmalıdır." (Buhârî,Ezan, 49; Müslim, Mesâcid, 26)buyurmuştur. Dinin bu emri sünnette tam manasıyla yerine getirilmiştir.Hz. Peygamber’in uygulamaları, farz olan namazların sürekli cemaatle kılındığını göstermektedir.Cemaatle namazın nasıl kılınacağı, imamın, cemaatin dikkat etmesi gereken işler ve davranışlar ile ilgili hadislerin varlığı yanında Hz. Peygamber’in, Medine’ye geldiğinde ilk işinin mescit/cami inşa etmek olması, namazın cemaatle kılınmasının nasıl algılanıp uygulandığının belirtisidir.

Hadislerde konuyla ilgili müjdeli haberler verilmektedir. Allah Teala’nın, mescitleri namaz ve zikir için mekân edinen Müslüman kimseden memnun olduğu bildirilmiştir. Hatta O, kendi gölgesinden başka gölge olmayan kıyamet gününde yedi sınıf kişiyi kendi gölgesi altında barındıracaktır. Bunlardan biri de gönlü mescitlere bağlı olan kimsedir. (Buhârî, Ezan, 36) Bu kimsenin kalbi mescide sımsıkı bağlıdır, mescit ile alakası ve muhabbeti vardır. Namaz vakitlerinde mescitte hazır olur, oradan çıksa bile yine sonraki namaz için dönmek niyetindedir. Peygamber Efendimiz, namazı, camide cemaatle kılmanın sevabının tek başına kılmaktan çok fazla olduğunu şöyle ifade etmiştir. “Kişinin cemaatle kıldığı namaz, evinde veya çarşıda kıldığı namazdan yirmi beş derece azladır. Bir kimse abdeste niyet edip abdestini tamam aldığı ve namazdan başka bir kastı olmaksızın mescide gittiği zaman mescide girinceye kadar attığı adımdan dolayı Allah, onu bir derece yükseltir ve onun bir günahını eksiltir. Mescide girince de mescitte kaldığı müddetçe hep namazda gibi olur. Namaz kıldığı yerden ayrılmadığı ve abdestli bulunduğu müddetçe melekler ‘Alah’ım onu bağışla, Allah’ım ona merhamet et’ diye dua ederler."

(Buhârî, Salât, 87; Ezan 30, 31, 36; Müslim, Mesâcid, 152, 245, 249; Ebû Dâvûd, Salât, 48) Aynı şekilde namazdan sonra diğer namaz beklenirse sevap daha da artar. Cemaatle namaz kılmaya niyetlenmek bile sevap almaya vesile olmaktadır Hadislere göre bir kimse, namaz maksadıyla yola çıkmışsa namazda gibidir. Cemaatle namaz kılmak için mescide gelse fakat namazı kılınmış bulsa bile cemaatle kılmış gibi sevap alır. Hz.Peygamber, cemaatle namazın önemli unsurları olan ezan ve namazda ilk safta olmanın sevabını da anlatmıştır: “İnsanlar, ezanda ve birinci safta olanları bilselerdi ezan okumak ve birinci safta bulunmak için kura çekmekten başka yol olmasaydı kura çekerlerdi. Namaza erken gelmenin faziletini bilselerdi yarışarak gelirlerdi. Yatsı ve sabah namazında olan sevabı bilselerdi sürünerek de olsa gelirlerdi." (Muvatta, Salâtu’l-cemâa, 6; Buhârî,Ezan, 9; 73) Bu sebeple Hz. Peygamber döneminde ashab, cemaatle namaza önem vermekteydi. Hatta kadınlarla çocuklar, müsait olduklarında cemaatle namaza katılıyorlardı. “İmam olan kişi, namaz kıldırınca kısa ve hafif tutsun. Çünkü cemaatin içinde güçsüz, yaşlı ve iş sahibi olan vardır."(Buhârî, Ezan, 61, 62)hadisi de cemaatle namazın her kesime hitap ettiğini göstermektedir.

Hz. Peygamber’in sözlerinden ve fiillerinden anlaşılan bir başka anlayış ve tavır ise namazın, ister tek başına kılınsın ister cemaatle kılınsın önemine ayık olacak şekilde özen gösterilerek eda edilmesi gerektiğidir. “Namaza çağırdığınız zaman onu, alay ve eğlence konusu yaparlar." (Mâide, 58) ayetine göre namaza değer vermemek Müslüman olmayanların tutumudur. Hz. Peygamber, cemaatle namazı bir düzen ve disiplin içinde kıldırmıştır. O, saarın aynı hizada olmasına özen gösterir ve safları düzgün yapmanın, namazın gereği olduğunu belirtirdi. (Buhârî, Ezan, 72, 74, 76)“İmam, kendisine uyulsun diye imam olmuştur."(Buhârî, Ezan, 74) hadisi ise, cemaatle namazda hareketlerin de uyum ve disiplin içinde olması gerektiğini göstermektedir. Namaza yetişmek için koşturarak mescitte gürültüye sebep olmak uygun bulunmamıştır. “Namaz için mescide her gelişinizde güzel elbiselerinizi giyin." (A’raf, 31)ayetine göre kişi, namaza giderken sahip olduğu en güzel kıyafetlerle gitmelidir. Aynı şekilde Hz. Peygamber’in “kötü kokulu şeyler yiyenler mescide gelmesinler" emri, ashabından cuma günü mescide geldiklerinde yıkanmalarını, güzel koku sürünmelerini, misvak kullanmalarını istemesi ise, mescidin maddi olarak da temiz tutulmasını icap ettirir. Birinci safta bulunmanın fazileti, namazlara erken gelmeyi teşvik ve namazların vakti içinde çok fazla geciktirmeden kılınması tavsiyesi, namaza değer ve önem verilmesinin bir neticesidir. Hz.Peygamber’in mescitte bulunan bir kimsenin ezan okunduktan sonra mescitten çıkmasını yasaklamış olması, cami varken cami dışında namaz kılmanın yanlışlığını gösterdiği gibi, camide oluşan havayı bozmamak gerektiğine bir delildir. Bütün bunlar, camide saygı ve ihtimam ile ibadet edilmesi gereğini yansıtır.

Namazı, cemaatle kılmak için gayret göstermek

Namazı, cemaatle kılmak bu denli önemli olunca meşguliyeti çok olan kimselerin namazlarını nasıl cemaatle kılacaklarının da üzerinde durmak gerekir. Yoğun ve hareketli bir hayat geçiren Peygamber Efendimiz (s.a.s.), bu konuda da Müslümanlara örnektir. O, ne ibadetlerini, ne de yapılması gereken işlerini aksatmıştır. Nerede olursa olsun farz namazları muhakkak cemaatle kılmıştır. Hz.Peygamber’in uygulamasına göre namazı cemaatle kılmaya, hastalık veya tehlike dışında hiçbir şey engel olmamalıdır. Çünkü camiye gitmeyip namazı başka yerde kılmakla cemaatle namazdan elde edilecek pek çok fazilet, ruha ve bedene namazın vereceği faydalar kaybedilmiş olur. Hastalık cemaate katılmamak için bir mazeret olmakla beraber Hz. Peygamber, son hastalığında dahi bir namaza katılmak için mescide gelmiştir. Buhârî, Ezan, 39) Sahabiler de hasta oldukları halde arkadaşlarından yardım alarak namaza gelmeye gayret ederlerdi.

Namaz vaktinde işin olması cemaate katılmaya engel sayılmamıştır. Hz. Peygamber, evinde yemekte iken veya işi varken namaza çağrıldığında hemen namaza çıkardı. Zaten namazın işe mâni olmayacak şekilde kılınmasını, cemaatin durumuna dikkat edilmesi gerektiğini bildiren hadisler bulunmaktadır. Yaşlılık, güçsüzlük de cemaate gelmeyi engelleyen sebeplerden değildir. Camiye gelecek gücü olan, geri kalmamalıdır. Aynı şekilde yorgunluk namaza engel değildir. Hz. Peygamber, bir keresinde elçiler geldiği için yatsı namazını gecenin yarısı oluncaya kadar geciktirmiş. Cemaatte kadınlar ve çocuklar varmış ve namazı beklerken uyuklamaya başlamışlar. Hz. Peygamber, namazı kıldırdıktan sonra “Sizlere bildiriyorum. Müjdeler olsun ki insanlar içinde sizden başka bu saatte namaz kılan hiç kimsenin bulunmaması Allah’ın size olan nimetlerinden biridir." buyurmuş, (Buhârî, Mevâkîtu’s-salât 22; Müslim, Mesâcid224) Hadisin ravisi, “O günlerde Medineliler’den başka kimsenamaz kılmazdı." diyerek olayın gerçekleştiği zamanın Medine döneminin başlangıcı olduğuna işaret etmiştir. Yani o dönemde sadece Medine’de Müslüman vardı . (Bk. Buhârî,Ezan, 161, 162) namazı tek başına kılıp yatmak yerine cemaati beklemenin faziletini haber vermiştir.

Şartların zorluğu namazı cemaatle kılmaya engel teşkil etmemiştir. Kur’an-ı Kerim’de savaşta dahi cemaatle namaz kılmaktan vazgeçilmemesi emredilmiştir. (Nisâ, 102) Yolculuk da namazı cemaatle kılmaya engel sayılmamaktadır. Hz. Peygamber’in ifadesine göre yolculuk esnasında birden fazla kişi olduğunda namazlar, muhakkak cemaatle kılınmalıdır. (Buhârî, Ezan, 18, 35) Evin veya işyerinin camiye uzak olması, cemaate devam etmeye engel olmamalıdır. Hatta camiye ne kadar çok adım atılırsa sevap da ona nisbetle artmaktadır. Mescide uzak bir bölgede bulunan Selemeoğulları’nın Hz. Peygamber’e yakın olmak için mescide yakın bir yerde ikâmet etmelerini Peygamber Efendimiz uygun bulmamış “Adımlarınızın ecrini hesaba katmaz mısınız." buyurarak uzaktan gelmenin daha sevap olduğunu söylemiştir.(Buhârî, Ezan, 33) “Karanlıkta mescide gidenleri, kıyamet günü tam bir nura mazhar olacaklarını müjdele."(Ebû Dâvûd, Salât, 49) hadisi de cemaatle namaz için gayret göstermenin karşılıksız kalmayacağına işaret eder. Namaza katılmaya aile içindeki her hangi bir durum da engel olmamalıdır. Tabiin âlimlerinden Hasan Basrî, “Bir kimseyi, annesi şefkatinden dolayı cemaatle kılmak için yatsı namazına gitmekten alıkoyarsa o konuda ona itaat etmez." (Buhârî, Ezan, 29)diyerek anneye itaat vacip olduğu halde cemaatle namazın terk edilemeyeceğini bildirmiştir.

Namazı camide cemaatle kılmaya, imamın bazı davranışlarını beğenmemek mazeret olarak kabul edilmemiştir. Nitekim Hz. Osman muhasara altında iken, kendisine gelen bir kimse, o sırada imam olan kişiden memnun olmadığını, dolayısıyla onunla birlikte namaz kılmaktan kaçındığını söyleyince Hz. Osman, “Namaz insanların yaptığı işlerin en iyisidir, insanlar iyi bir şey yaparlarsa sen de onlarla beraber yap." demiş, (Buhârî, Ezan, 56) Müslümanların bölünmesini engellemeye çalışmıştır.

İslam’la bağdaşmayan anlayış ve davranışların, evlerin içine doluştuğu günümüzde Müslümanlar, tek başlarına kalmamalı ve diğer Müslümanlarla bağlantı halinde olmalıdırlar. İşte cemaatle namaz, Müslümanların birliğini sağlayan en temel unsurlardan biridir. Cemaatten kopukluk Müslümanların dağılmasına sebep olur. Başka hiçbir sistemin başaramadığı sosyal meselelerin çözümü, cemaatle namaz ile başlar ve çözüme daha kolay ulaşılır.

Burada herhangi bir kuruluş etrafında da insanların birlik olması, cemaatleşmesi akla gelebilir. Ancak bu kuruluşlar, toplumun bütün fertlerini kucaklayıcı değildir. Bilindiği gibi kuruluşların gayesine göre hitap ettikleri insanlar da değişmektedir. Camilerimizin Müslümanların ortak mekânlar olduğunu hatırlayıp camileri sahiplenmek, ardından camilerin pek çok işlevini yerine getirmek her Müslümanın görevi olmalıdır.

Yrd. Doç. Dr. Aynur Uraler - Marmara Üniv. İlahiyat Fak.



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97