Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 232. Sayı >> KADIN VE AİLE >> Hz. Peygamber ve çocuk sevgisi

Hz. Peygamber ve çocuk sevgisi

Sevmek ve sevilmek ihtiyacında olan temiz fıtrata sahip çocuklara; temiz olanla olmayanı, güzel olanla çirkin olanı, doğal olanla yapmacık ve sahte olanı ayırt edebilmeleri için ilgimizi, alakamızı, sevgimizi vermeliyiz.

Peygamberlerin gönderiliş amaçlarına ve üstlendikleri
sorumluluklara bakıldığında; ilahî mesajın ulaştırılmasın-
dan tutun da uyarma, müjdeleme, toplumdaki yanlışlık-
ları ortadan kaldırma, insanlara rehberlik etme, hislerine mağ-
lup insanları memnun etme, nazari kaidelerin yanı sıra pratik
değerleri öğretme, hayatlarına yön verme vb... birçok hususta
görevler yerine getirdikleri görülecektir. Peygamberini rehber
edinen toplumlar, dünya hayatındaki işlerinde ve yaşantıların-
da huzuru, sükûnu elde etmişler
(En’am, 48)
; bunun aksine dav-
ranış sergileyen, peygamberini yok sayan, onun rehberliğine
kulak vermeyen toplumlar ise helaklerle, yıkımlarla
(Enbiyâ, 41)
tarih sahnesindeki yerlerini almışlardır. Anlaşılan odur ki Allah,
peygamberler göndermek suretiyle insanlara sürekli yardımda
bulunmuştur.
Peygamberler silsilesinin son halkası Efendimiz (s.a.s.)’in ha-
yatında gerek peygamber, gerekse bir beşer olması açısından
bizler/insanlık için sayısız örnekler vardır. Çünkü Kur’an-ı Ke-
rim: “Andolsun ki, Rasulüllah, sizin için, Allah’a ve ahiret günü-
ne kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir
örnektir."
(Ahzâb, 21)
ifadesiyle bu gerçeği vurgulamaktadır. Ay-
nı zamanda insanlar peygambere uymakla, imani noktadaki
kararlılıklarının ve Yaratıcı’ya karşı olan sevgilerinin en bariz ör-
neklerini sergileyip O’ nun affına ve bağışlamasına talip olmuş-
lardır: “(Rasulüm!) De ki : Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz
ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son de-
rece bağışlayıcı ve esirgeyicidir."
(Âl-i İmrân, 31)
Çocuklarımız ve gençlerimiz kuşku yok ki,bizler için vazgeçil-
mez değerlerdir. Onların çok kıymetli ve değerli
olması hayatlarının her aşamasında üzerlerine
titrememizi gerektirir. Çünkü nesillerimiz bizler
için geleceğimizin teminatı, değerlerimizin mi-
rasçısı ve öngördüğümüz yarınların sahipleridir.
Sadece bu saydıklarımız sebebiyle değil, her
şeyden önce bir insan olmaları yönüyle de onla-
ra özel bir önem vermemiz gerekir. Hele günü-
müz dünyasında yaşanan buhranlar, sevgi yok-
sunluğu içerisinde, zamanımızın tamamını onla-
ra ayırsak yine de yetersiz gelecek gibi görün-
mektedir. Çünkü UPSAM ( Uluslar arası Politik
ve Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarafından 17
şehir merkezinde yapılan bir araştırma, duru-
mun vahametini ortaya koymaktadır: “Sınav
kaygısı, gelecek kaygısı, ailede, okulda şiddet
sebebi ile gençler kendilerini anlayacak kişileri
bulmakta zorlanmaktadırlar. % 72’si sigara içti-
ğini, % 66’sı alkol kullandığını, % 26’sı uyuştu-
rucu kullandığını, % 65’i
bir kere denediğini , %
46’sı kendisine zarar ver-
diğini, % 71’i okuldan kaç-
tığını, % 64’ü disiplin ce-
zası aldığını ifade etmekte-
dir. Bu sayısal durum, ço-
cuklarımız ve gençlerimi-
zin, “bizi anlayın, bize ilgi duyun" çığlıklarının ra-
kamsal yansımalarıdır.
(Diyanet Aylık Dergi , sayı, 193,
Ocak 2007)
Her şeyden evvel Hz. Peygamber:
“Hiçbir çocuk yoktur ki İslam fıtratı üzere doğ-
muş olmasın." sözüyle, sadece dinî kimliği orta-
ya koymaktan öte, çocukların doğuştan olan
masumiyetlerinin ilgi/alaka ile geliştirilmesini ifa-
de etmeye çalışmış olsa gerektir. Bu sebeple
sevmek ve sevilmek ihtiyacında olan temiz fıtra-
ta sahip çocuklara; temiz olanla olmayanı, güzel
olanla çirkin olanı, doğal olanla yapmacık ve
sahte olanı ayırt edebilmeleri için ilgimizi, alaka-
mızı, sevgimizi vermeliyiz .
Belirtmiş olduğumuz bu ilgisizlik ve alakasızlıkla-
rın aksine , yukarıdai fade ettiğimiz birçok nokta-
da olduğu gibi, Hz. Peygamber’in hayatında ço-
cuklara bakış ve davranışları ile ilgili güzel örnek-
ler mevcuttur. Öncelikle Efendimiz (s.a.s. ), genel-
likle, insanlık adına insana bakışta genel prensip
ortaya koyarak: “Küçüklerimize acımayan, sev-
gi-şefkat göstermeyen; büyüklerin hakkını tanı-
mayan, saygı göstermeyen bizden değildir."
(Ebû
Dâvud, Edeb, 58)
sözüyle zihinleri inşa etmiştir.
Sonraki aşamalarda ise bizzat uygulamaları ile
ashabına bu düşüncenin örneklerini sergilemiş-
tir. Özellikle torunları Hz. Hasan ile Hz. Hüse-
yin’e göstermiş olduğu sevginin örnekleri kay-
naklarımızda mevcuttur ki , âdeta toplumumuz -
da çocuklara geleneksel anlamdaki bakışın yan-
lışlığını ortaya koymaktadır.
Hz. Peygamber bir gün torunu Hasan’ı sevip
bağrına basarken yanında Akra İbni Hâbis bulu-
nuyordu. Akra: “Benim on tane çocuğum var,
onlardan hiçbirini öpmedim." dedi. Hz. Pey-
gamber (s.a.s.) ona hayretle bakıp: “Merhamet
etmeyen kimseye merhamet olunmaz."
(Buhârî,
Edeb, 18)
buyurarak merhamet ve sevgi hissin-
den yoksun bırakılan çocukların insani vasıfları-
nın eksik kalacağını beyan etmektedir. Benzer
şekilde Hz. Peygamber’in huzuruna gelen bir
grup: “Siz çocuklarınızı öpüyor musunuz?" diye
sordular. Peygamberimiz: “Evet" buyurdu. On-
lar: “Fakat biz, Allah’a yemin ederiz ki onları öp-
müyoruz." dediler. Bunun üzerine âlemlerin
Efendisi : “Allah sizin kalplerinizden merhamet
duygusunu çıkarıp almışsa ben ne yapabilirim
ki!"
(Müslim, Fezâil, 164)
buyurmak suretiyle, sevgi,
muhabbet pınarları kuruyanların halini insanlığın
nazar-ı dikkatine sunmuştur.
İlahî Kelam: “Servet ve oğullar (evlatlar), dünya
hayatının süsüdür."
(Kehf, 46)
, “Ey inananlar! Ken-
dinizi ve ailenizi ateşten koruyun."
(Tahrim, 6)
ifa-
delerini bildirirken âdeta insana: “Sahip olduğun
değerlerin kıymetini bil ve bunlara karşı sorum-
luluğunu yerine getir." çağrısını yapmaktadır.
Başta anne-baba ve yakınlar olmak üzere ço-
cuklar toplumun elinde birer emanettirler. Bu
emanete riayet de onların, beden ve ruh sağlığı-
nın geliştirilmesi, iyi bir eğitim ve öğretimden ge-
çirilmesi, ahlaken olgunlaşması, şahsiyet sahibi
olarak yetiştirilmesiyle gerçekleştirilecektir. Gön-
lümüzü ve ellerimizi Yaratıcımıza açtığımızda:
“Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler
ve zürriyetler bağışla."
(Furkan, 74)
dua nağmeleri
dile getirildiğinde, inancı ve yaşayışıyla iyi, er-
demli eşler ve çocuklar hepimizin ortak temen-
nisi ve dileğidir.

Hz. Peygamber’in bizlere öğrettiği en temel
prensiplerden biri de kuşkusuz çocuklar arasın-
da eşit davranma hissiyatıdır. Efendimiz’in ya-
nında oturan bir adamın oğlu geldi. Adam onu
öperek dizine oturttu. Az sonra küçük bir kızı
daha geldi. Adam onu önüne oturttu. Bunun
üzerine Hz. Peygamber: “Bunların ikisini bir tut-
sana!" diye adamı uyardı. Evlatlar arasında eşit-
lik ilkesini: “Allah’ tan korkunuz; çocuklarınız ara-
sında adaletli davranınız ."
(Müslim, Hitâb, 13)
sö-
züyle bildirmektedir. Hiçbir suretle evlatlarımızı
yetiştirirken, onlara birtakım imkânları sunarken
ve onları sahip olduklarımızdan –özellikle mal
paylaşımı konusunda- paydaş kılma hususunda
bu sözü kulak ardı etmememiz gerekir. Daha
gelişim çağında bu olumsuz duyguyu çocukları-
mıza aşıladığımız takdirde, birlikteliğin değil ayrı-
mın tarafı olarak onları yetiştirmiş oluruz ki, uzun
soluklu yaşamda bu durum müspet sonuçlar
doğurmaz. Şu çağrıyı hiçbir zaman unutmama-
lıyız: “Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imti-
handır; Allah katında ise büyük bir mükâfat var-
dır."
(Teğabun, 15)
Çocuklarımıza edep / adap,
gerekli olan sevgi, şefkat ve merhamet duygu-
sunu aşılarken ebeveyn ve toplum rehberliğin-
den onları mahrum bırakmayalım.

Talip Ayar - Haymana Vâizi / ANKARA



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97