Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 236. Sayı >> SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER >> "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez"

"Girmeden tefrika bir millete düşman giremez Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez"

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez
Mehmet Akif Ersoy

Bir milletin arasına bölücülük girmediği müddetçe düşman giremez.
Milletin fertleri aynı fikirle hareket ettiği takdirde o milleti silâhla
sindirmek, yok etmek mümkün değildir.

B ir ayet: “Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp
bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize
düşmanlar idiniz de o, kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sa-
yesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idi-
niz de o sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor
ki doğru yola eresiniz.
(Âl-i İmrân,103.)
" Bir hadis: “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap
vardır."
Ve bir beyit: Girme den tefrika bir millete düşman giremez
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez
(Mehmet Akif Ersoy)
Tefrika, bugünkü anlamda bölücülük, ayrımcılık demektir. Milletleri ayakta tu-
tan unsurların başında birlik ve beraberlik gelmektedir. Birlik ve beraberliğin ol-
madığı milletlerin zayıflaması ve yıkılması çok kolaydır. Göktürk vezirlerinden
meşhur Tonyukuk’un kitabesinde şöyle bir ibare bulunuyor: “Yufka olanın de-
linmesi, ince olanın kırılması kolaydır. Yufka kalın olursa delinmesi, ince yoğun
(kalın) olursa kırılması zordur."
Çok bilinen eski bir menkıbe vardır. Bunu Oğuz Han’a da Cengiz Han’a da is-
nat ederler. Bunun üzerinde durmayacağız, fakat menkıbenin verdiği ders çok
önemlidir. Biz o dersi alalım:
Hükümdar ölmeden evvel çocuklarını yanına çağırır; onlardan birine, bir ok ve-
rerek kırmasını emreder. Çocuk onu kolayca kırar. İki ok verir, çocuk onları da
kırar. Üç ok verir onlar da biraz zorlukla kırılır. Sonunda birçok oku birden vererek kırmasını emreder. Çocuk aciz kalır. Bunun üzerine der ki hükümdar:
-Siz birbirinizden ayrılırsanız, hepinizi bu ok gibi birer birer kırıp parçalarlar; eğer birlik olursanız, hiçbir kuvvet sizi kıramaz.

Birlik düşüncesini zayı atan, bölücülüğü doğuran sebeplerden biri soy sop ay-
rımcılığı, köylü şehirli , merkez taşra ayrımıdır. Hiç kimse doğarken ırkına, milliyetine müdahale etme, milletini seçme güç ve iradesine sahip değildir. Bu yüzden bir insanın soyundan sopundan dolayı övünmesi veya yerinmesinin man-
tığı yoktur. Bunun gibi başkalarını da ırkından dolayı kınamaya, yermeye veya
durup dururken başka ırklara karşı üstünlük taslamaya da hakkı yoktur.
Milleti meydana getiren insanlar bir makineden, bir tornadan çıkmış mekanik
parçalar değildir. Dolayısıyla farklı soylardan meydana geldikleri gibi, farklı düşüncelere de sahip olabilirler; ancak farklı olmaması gereken maddive manevi kavramlar da vardır. Bunların başında milli ve manevi değerler çevresinde birlik olma fikri gelmektedir. Eğer birlik olmazsa kargaşa çıkar, anarşi çıkar. Ortak değerlerde birlik sağlanamazsa insanların hiçbir şekilde birbirine gü-
veninden de söz edilemez. Din, bayrak, devlet, millet, vatan hususun-
da birlik olmuyorsa millet olma şuurundan bahsedilemez.

Türk milleti asırlardır birlik, beraberlik içinde hareket etmiş; savaşta-
barışta, düğünde cenazede, felakette-şölende ortak bir tavır sergi-
lemiş; beraber ağlamış , beraber gülmüştür. Bu yüzden milletimizin
kökü çok derinlerdedir.

Millet olma şuurunu benimseyemeyen bölücüler dün olduğu gibi
bugün de çoğu zaman da kökü dışarıda bulunan güçlerin kışkırt-
masıyla Türk milletini bölmek için azınlık olma kompleksiyle hareket
etmektedir. Bunun hem kendilerine hem de Türk milletine büyük
zararlar verdiği muhakkak. Asırlardır milyonlarca şehit veren bu mil-
letin bağımsızlığını elinden almak yahut bu vatanı bölüp parçalamak
emelinde olanlar bu emellerinin bedelini her zaman ağır ödemişler,
kendi kanlarında boğulmuşlardır; çünkü milletimiz mukaddes saydığı de-
ğerleri uğruna ölüme gözünü kırpmadan gitmesini çok iyi bilir. Bizim için
söz konusu vatan olduğu zaman her şeyin teferruattan ibaret olduğunu cüm-
le âlem çok iyi bilir.

Milletimiz ölürsem şehit, kalırsam gaziyim diyerek her iki durumu da dünya ve ahireti için en büyük rütbe ve şeref sayar. Öte yandan dayanılması kolay olmayan acılardan biri evlat acısını yüreğine gömmektir ki bu, her milletin katlanabileceği bir meziyet değildir. Milletimiz gözünden esirgediği ciğerparesini şehit verir de “Vatan sağ olsun." der çıkar.

Milletlerin müreffeh bir hayat sürmesi her şeyden önce, insanların mensup olduğu millete karşı sorumluluğunu seve seve yerine getirmesiyle, en azından milletine ihanet içinde olmaması ile milletinin temeline dinamit koyma fikrinden azade olmasıyla mümkündür.

Birlik beraberlik içinde olan bir milleti en büyük silahlara sahip olan düşmanların yok etmesi mümkün değildir. Mehmet Akif, millet olma psikolojisini ve şuurunu çok iyi analiz etmiş şair, aynı zamanda aydın bir mütefekkirdir. İstiklal Marşımızın bir bölümünde şöyle diyordu:

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Yani Batılı orduların güçlü silahları olabilir, ama buna mukabil benim de o silahlardan daha güçlü olan inancım var, diyor. Akif, en modern silahların bile iman ve birlik-beraberlik düşüncesiyle hareket eden milletlerin karşısında hiçbir etkisinin olmayacağını ifade eder birçok şiirinde. Nitekim tarih bunu ispat da etmiştir. Çanakkale, Gelibolu, Dumlupınar, Sakarya... savaşları bunlardan sadece birkaçı. Türk ordusu kendisinden asker, silah ve mühimmat bakımından çok güçlü olan ordulara karşı tek yürek, tek yumruk olarak mücadele ettiği için çoğu zaman zaferle çıkmıştır bu savaşlardan.

Bugünlerde şehit cenazeleri yüreğimizi dağlıyor. Bir avuç bölücü, çapulcu haddini bilmez bir cüretkârlıkla sırtını güçlü zannettiği sahiplerine dayayarak Türk milletine kafa tutmaya çalışıyor. Bilmiyor ki bu milletin sabrı bir taştımı bu kendini bilmez güruhu tükrüğüyle boğar. Bu bölücülerin ancak o kadar cürmü var. Birlik ve beraberlik kavramı üzerinde çokça duran Mehmet Akif ile tamamlayalım sözü:

Değil mi cephemizin sînesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;
Değil mi ortada bir sîne çarpıyor, yılmaz ,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!

Vedat Ali Tok



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97