Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 238. Sayı >> CAMİLERİMİZ >> Uzun yollar yolcusuna bir bahçe: Gebze Çoban Mustafa Paşa Camii ve Külliyesi

Uzun yollar yolcusuna bir bahçe: Gebze Çoban Mustafa Paşa Camii ve Külliyesi

Gebze, bulunduğu coğrafi konum itiba-
rıyla eski çağlardan bugüne önemli
bir geçiş hattında yer almıştır. Bugün
İstanbul ile İzmit arasında kurduğu köprü va-
zifesini, Osmanlı çağında İstanbul-Bağdat
arasında yapmıştır. Tarihler, şehrin bilinen en
eski zamanlarına dair bilgiler aktarırken Geb-
ze'nin bu yönüne temas ederler ve sözgeli-
mi, Eskihisar Kalesi gibi, Bitinya Krallığı dö-
nemine ait kanıtlayıcı unsurlar sunarlar.
Gebze, özellikle Osmanlılar döneminde inşa
edilen yapılarla madden olduğu kadar ma-
nen de tam bir İslam beldesi olmuştur. Bu
yapılar arasında camilerin yeri hayli dikkat
çekicidir. Bu bağlamda, Sultan Orhan Camii
(1323-1331), İlyas Bey Camii (1326), Çoban
Mustafa Paşa Camii ve Külliyesi (1523), Mer-
divenli Cami (Karabakal Mescidi, 15. yy), Cu-
ma Camii (Cumaköy, 16. yy), Pertev Paşa
Camii (Yerli Camii, Darıca, 1785), Çarşı Ca-
mii (Tavşancıl, 1818), Sultan Hamid Camii
(Aşağı Camii, Tavşancıl, ?), Yalı Camii (Tav-
şancıl, ?), Gebze'deki Osmanlı çağı camileri
arasında sayılır.
Gebze'nin bir geçiş hattında bulunması ile
bu yazımızda ele alacağımız Çoban Mustafa
Paşa Külliyesi arasında doğrudan bir ilişki
vardır. Şöyle ki, vaktiyle Gebze'nin kuzeyba-
tısına, şehre hâkim bir tepeye kurulan bu kül-
liye, menzil külliyelerinin en önemli örneğini
teşkil etmektedir. Stratejik kavşaklara kuru-
lan bu külliyelerde, diğerlerine nazaran ayrı
bir işlev ve mimari tarz söz konusudur. Yol-
cuların dinleneceği, hayvanların barınacağı,
hatta bakımlarının yapılacağı mekânlar, yani
imaret, kervansaray ve misafirhane gibi yapı-
lar bulunur.

Bugün Gebze şehir merkezinde, Belediye binasının
kuzey-doğu tarafında, Gölcükönü Meydanı, Bağdat
Caddesi ile Küçük Yazı Sokağı, Çömlekçi Bayırı ve
Odunkapısı sokakları arasında bulunan Çoban Mus-
tafa Paşa Külliyesi, daha önce bu sayfalarda ele aldı-
ğımız Eskişehir Kurşunlu Külliyesi'nin de banisi olan
Çoban Mustafa Paşa (Ö. 1529) tarafından yaptırılmış-
tır. Bu külliyede, merkezdeki camiiyle aynı parsel üze-
rinde türbe, güneş saati, şadırvan, kervansaray, tek-
ke, semahane, misafirhane, darüşşifa, medrese, ima-
ret, tabhane, ahşap ev ve kütüphane yer alır. Fakat
külliye sadece bunlardan ibaret değildir. Bunlara par-
sel dışında kalmış olan şu yapıları da eklemeliyiz: Kül-
liyeye su temin eden bir dolap, han ve hamam.
Bunlardan dolap zamanla yok olmuş, hamam Beledi-
ye'ye, han ise şahıs eline geçmiştir.
Külliyenin tarihine yolculuk.
Çoban Mustafa Paşa Külliyesi'nin inşa tarihine dair
sağlıklı bilgileri caminin taç kapısı üzerindeki mermer
kitabedeki ebcetle yazılmış 930 (1523-24) ve ahşap
kapı kanatlarındaki 929 (1522-23) tarihlerinden öğ-
renmemiz mümkün. Külliyenin mimarı hakkında ise
farklı kanaatler vardır. Sözgelimi bazı kaynaklarda Mi-
mar Sinan tarafından yapıldığı ileri sürülmektedir. Adı-
nın Tuhfetü'l-Mi'mârîn, Tezkiretü'l-Ebniye ve Tezkire-
tü'l-Bünyân gibi eserlerde zikredilmesi eserin Mimar
Sinan'a ait olduğu yargısını güçlendirmiş olmakla be-
raber, 1523 yılı, onun bu nitelikte büyük bir eseri inşa
edebilmesi açısından oldukça erken bir tarih olarak
değerlendirilir. Konuyla ilgili bugünkü hâkim kanaatler,
TDV İslam Ansiklopedisi'nde Köksal Seyhan'ın da
belirttiği üzere, daha önce başlanan bir eseri Mimar
Sinan'ın tamamladığı yahut Mimar Sinan'ın bu inşaat-
ta yardımcı mimar olarak çalıştığı yolundadır. Bu ara-
da kimi kaynaklarda külliyenin mimarları arasında
Acem Ali ve Mimar Sinan'ın kalfalarından Hüsam'ın
adlarının geçtiğini de belirtelim.
Düzenli bir plan.
117x106 m.'lik dikdörtgen bir alanı kaplayan Çoban
Mustafa Paşa Külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman dö-
neminde yapılmış en büyük külliyelerdendir. Anado-
lu'ya ve İran'a giden kervanların, batıdaki topraklar-
dan yola çıkan hacı adaylarının ve doğu yönüne yapı-
lan seferlerde ordunun buradan geçmesi, külliyenin
bu kalabalık kitlelerin ihtiyacını karşılayacak büyüklük-
te yapılmasına sebep olmuştur.
Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, gösterdiği mimari dü-
zen ve içinde bulundurduğu yapıların çokluğu bakı-
mından menzil külliyelerinin en başarılı örneklerinden
biridir. Şöyle ki, birimlerin işlevlerine göre düzenlen-
mesi ile bir taraf serbest, üç tarafı ise U şeklinde ya-
pılarla çevrilidir. Külliyenin batı tarafında bir sıra halin-
de tabhane, fevkani kütüphane ve imaret odaları dizi-
lidir. İmarette mutfak, kiler ve fırın gibi bölümler vardır.
İç içe iki oda halindeki kütüphaneye dışarıdan bir
merdivenle çıkılır. Tabhanenin bir kısmı ile tuvaletler,
kervansaray, tekke ve ahşap ev külliyenin kuzey cep-
hesindeki yapılardır. İki parçalı kervansaray, ince uzun
mekânlardan oluşur. Beden duvarlarına ve ortada bir
sıra üstündeki dört ayağa oturan ikişer beşik tonozla
örtülüdür. Küçük hücrelerle bir semahaneden oluşan
tekke, önlerindeki revak bugün yıkılmış olan kubbe-
li odalarıyla darüşşifa, misafirhane, kubbeli hücreleri
ve dershanesiyle medrese, avlunun doğu cephesi
boyunca uzanır. Külliyenin güneyinde ise avlu duvarı
bulunmaktadır. Bütün bunların ortasında, büyük bir
alan oluşmuştur.
Bu alan cami avlusu ve türbe avlusu olarak iki alan-
dan oluşur. Cami ve türbe avlularını, son cemaat yeri
duvarına bitişik olan ve doğu-batı yönlerine doğru
uzanan dik bir duvar birbirinden ayırır.
Cami kuzey-güney ekseni üzerinde merkezi yerde yer
almaktadır. Avluda caminin kuzeyinde on iki gen
planlı, altta muslukları, üstte ise havuzu çevreleyen
mermer şebekeli bir şadırvan vardır. Şadırvanın üzeri
altı ahşap direğe oturan, cepheleri üçgen alınlık-
lı kırma bir ahşap çatı ile örtülüdür. Caminin mihrap
duvarının güneyinde kalan ayrı bir avlu içinde, kıble
ekseni üzerinde Çoban Mustafa Paşa'nın sekizgen
planlı, kesme taştan yapılmış türbesi yer alır. Türbenin
her cephesinde silmelerle bir dikdörtgen oluşturul-
muş, bunun içine altlı üstlü iki pencere yerleştirilmiştir.
Türbe girişi, caminin mihrabı karşısında düzenlenmiş,
dört sütunun taşıdığı bir saçakla vurgulanmıştır. Üze-
ri kubbeyle örtülü türbenin iç duvarları, yüksekliğinin
üçte birine kadar turkuvaz renkli düz çinilerle kaplıdır.

Dört bir tarafından geçen yollarla sarılmış olan Çoban
Mustafa Paşa Külliyesi'nin avlusuna üç ayrı yönden,
üç ayrı kapı ile girilir. Birincisi kuzeydeki yol üzerinde-
dir. Tek kubbeli, iki kapılı olan bu giriş, hem yoldan
kervansaraya geçişi sağlar hem de tam karşısında 7
basamaklı taş merdivenle çıkılan, üst seviyedeki diğer
bir kapı ile cami avlusuna girişi mümkün kılar. İkinci gi-
riş, batıdaki yol üzerinde, fevkani kütüphane altında-
dır. İki yanda taştan yapılmış oturma sekileri olan, üs-
tü kapalı bir mahalden geçilerek cami avlusuna ulaşı-
lır. Üçüncü giriş güneyde, Gölcükönü meydanına açı-
lır. Bu giriş Sultan Abdulhamid tuğralı, taş tamir kita-
beli, taş söveli ve taştan kemerlidir. Buradan girilince,
yaklaşık 4.00 m. X 60.00 m. olan uzun bir geçidin sa-
ğında medrese ve misafirhane binaları, solunda, tür-
be avlu duvarı bulunmaktadır. İki yanı sınırlanmış ol-
masına rağmen, bu geçit ferahtır. Zira türbe avlu du-
varı, lokmalı klasik demir parmaklıklı, küfeki söve-
li 12 adet pencere ile şeffaf hale getirilmiştir. Ayrıca,
medrese ve misafirhanenin, bu geçide bakan pence-
re aynaları beyaz ve renkli taşlarla ve özel bir harçla,
kakma tekniğinde iyice işlenmiş ve benzemiş, böyle-
ce, bu uzun geçit, ferah bir görünüm kazanmıştır.
Bütün bu ayrıntılardan sonra, şunları da eklemek ge-
rekmektedir. Çoban Mustafa Paşa Külliyesi'nde vazi-
yet planının uygulanmasında, simetriden kaçınılmıştır.
Kitlelerin düzeni, birbirlerine göre konumları, araların-
da oluşan alanlar, avlular, geçitler, ince bir mimari an-
layışın eseridir. Çeşitli yükseklikteki sade ve sakin du-
var yüzeyleri, bunların üzerinde yükselen irili ufak-
lı kubbeler ve sivri külahlı narin bacalar, esere orijinal
bir görüntü vermektedir.
Memluk üslubu bezemeler eşliğinde camiye giriyo-
ruz.
Külliyenin inşa edildiği alana nispeten cami hay-
li küçük yapılmıştır. 14.5x14.5 m. ölçüsünde kare
planlı, tek kubbeli ve tek minareli bir yapı olan cami,
0.5 m. yüksekliğinde taş bir zemin üzerine oturtul-
muştur. Üç sıra tuğla, bir sıra kesme taş düzeniyle (al-
maşıklı) örülen caminin duvarları 14 m. yüksekliğinde-
dir.
Caminin en ilginç özelliklerinden biri renkli mermerden
kakma olarak yapılmış Memluk üslubundaki bezeme-
leridir. Bunlar, Mısır'daki orijinalleriyle boş ölçüşecek
seviyede olup, harim duvarları, mihrap, minber ve son
cemaat yeri duvarlarında karşımıza çıkar. Çoban
Mustafa Paşa, bu bezeme üslubunu, altı ay kadar va-
lilik yaptığı Mısır'da görüp beğenmiş olmalıdır. Oktay
Aslanapa bu süslemelerin mimarı olarak, Yavuz Sul-
tan Selim'in Mısır'ı fethinden sonra İstanbul'a gönder-
diği Memluk sarayının baş mimarı Ahmed b. Bedrî
Hasan b. Tolunî ve yanındaki ustalar tarafından yapıl-
mış olabileceğini düşünmektedir.
Camiye beş sıra mukarnas yaşmaklı abidevi bir taç-
kapıdan girilir. Bu kapının her iki yanında taş bezeme-
ler yer alır. Burada, en dışta ince geometrik bir bor-
dür, onun içinde iki silme, daha içte on iki genlerin ke-
sişmesiyle oluşmuş sonsuz karakterli bir kuşak çer-
çeveyi oluşturur. Girişin her iki yanında altta küçük bi-
rer niş, bunların üstünde de kare içinde kûfî yazılar
bulunur. Dış köşelerde, alt ve üstleri kum saati biçi-
minde birer burmalı sütunçe vardır. Bunların üstünde,
cephedeki geniş geometrik bordürün içteki uzantısı,
mukarnaslı kavsaraya kadar devam etmektedir. Geç-
meli iki renkli taştan basık kemerli kapı açıklığının üs-
tüne iki satırlık mermer sülüs kitabe yerleştirilmiştir.
Caminin girişindeki ahşap kapı kanatları mükemmel
bir işçilik göstermektedir. Kündekâri teknikle yapılmış
olan "Ahmet Usta" imzalı kapı kanatları, on iki ışın-
lı yıldızların birbirine geçmesinden oluşan sonsuz ka-
rakterli bir kompozisyona sahiptir. Burada moti er
arasındaki boşlukları doldurmak için fildişi, bağa ve
sedef kullanılmıştır. Bu kapı kanatları üzerinde Çoban
Mustafa Paşa'nın adını ve camiin inşa tarihini göste-
ren iki satırlık lüle taşı kakma kitabe bulunmaktadır.
Harime girişin sağında, kuzeybatı köşesinde yer alan
müezzin mahfili birbirine Bursa kemerleriyle bağlanan
üç mermer dikme üzerine kurulmuştur. Döşemesini,
üzeri mukarnaslı mermer kiriş ve geometrik kompo-
zisyonlu mermer korkuluk şebekesi çevrelemektedir.
Ahşap tavanı ise özgün kalem işi nakışlar süslemek-
tedir.
Caminin harim duvarları dört bir taraftan çepeçevre,
üçte bir yüksekliğe kadar renkli dikdörtgen mermer
levhalarla kaplıdır. Duvarlar karşılıklı olarak birbiriyle
uyum içinde olup aynı şekil ve rengi gösterirler. Ha-
rimde bezemeler üstten kalın geometrik bir bordürle
sınırlandırılmış ve çiçekli kûfî yazı kuşağıyla ortadan
ikiye ayrılmıştır. Duvarlardan kubbeye geçiş dilim-
li tromplarla sağlanmıştır. 24 m. yüksekliğindeki geniş
kubbede kalem işi bezemeler görülmektedir.
Mihrap, minber ve pencerelerdeki süslemeler.
Mihrabın iki yanındaki kuşakta besmele ve ayetü'l-
kürsi devam eder. Mihrabın iki yanında yazı kuşağının
hemen üstünde "Zengi düğümü" olarak adlandırılan
madalyonlar yer alır. Mihrabı kalın bir bordür çerçeve-
lemektedir. Kavsarası on sıra mukarnaslı mihrap nişi-
nin iki yanında birer sütunçe bulunur. Nişin içini ve dı-
şındaki bordüre kadar olan köşe kısımlarını geometrik
kompozisyonlar kaplar.
Çoban Mustafa Paşa Camii'nin minberi tamamen
mermerden yapılmış olup yine çeşitli geometrik motif-
lerin yer aldığı renkli kakmalarla çok ince bir işçiliğe
sahiptir. Minber merdiven korkulukları on iki genlerin,
üçgen aynalıklar ise sekizgenlerin kesişmesiyle mey-
dana getirilen desenlerle süslenmiştir.
Camide aydınlatma unsuru olarak, her cephede ikişer
(toplam sekiz) dikdörtgen alt pencere ile kıble duvarı
ve yan cephelerde birer sivri kemerli orta pencere,
bunların üstünde de birer yuvarlak fevkanî pencere
bulunmaktadır. Pencere içlerinin zeminleri renkli taş-
larla geometrik olarak bezenmiştir. Camiin kündekâri
tekniğiyle yapılmış pencere kanatları da işçilik bakı-
mından mükemmeldir. Bu mükemmelliği, sekiz alt
sınırlandırılmış ve çiçekli kûfî yazı kuşağıyla ortadan
ikiye ayrılmıştır. Duvarlardan kubbeye geçiş dilim-
li tromplarla sağlanmıştır. 24 m. yüksekliğindeki geniş
kubbede kalem işi bezemeler görülmektedir.
Mihrap, minber ve pencerelerdeki süslemeler.
Mihrabın iki yanındaki kuşakta besmele ve ayetü'l-
kürsi devam eder. Mihrabın iki yanında yazı kuşağının
hemen üstünde "Zengi düğümü" olarak adlandırılan
madalyonlar yer alır. Mihrabı kalın bir bordür çerçeve-
lemektedir. Kavsarası on sıra mukarnaslı mihrap nişi-
nin iki yanında birer sütunçe bulunur. Nişin içini ve dı-
şındaki bordüre kadar olan köşe kısımlarını geometrik
kompozisyonlar kaplar.
Çoban Mustafa Paşa Camii'nin minberi tamamen
mermerden yapılmış olup yine çeşitli geometrik motif-
lerin yer aldığı renkli kakmalarla çok ince bir işçiliğe
sahiptir. Minber merdiven korkulukları on iki genlerin,
üçgen aynalıklar ise sekizgenlerin kesişmesiyle mey-
dana getirilen desenlerle süslenmiştir.
Camide aydınlatma unsuru olarak, her cephede ikişer
(toplam sekiz) dikdörtgen alt pencere ile kıble duvarı
ve yan cephelerde birer sivri kemerli orta pencere,
bunların üstünde de birer yuvarlak fevkanî pencere
bulunmaktadır. Pencere içlerinin zeminleri renkli taş-
larla geometrik olarak bezenmiştir. Camiin kündekâri
tekniğiyle yapılmış pencere kanatları da işçilik bakı-
mından mükemmeldir. Bu mükemmelliği, sekiz alt
pencerenin fildişi ve sedef kakmalı kanatlarındaki alt
ve üst yazı kuşaklarında ve ortadaki geometrik kom-
pozisyonlarda görmek mümkündür. Ayrıca, bu pen-
cerelerin tavan kısımlarında kalem işi bezemeler gö-
rülmekte, kıble duvarı ile yan duvarlardaki sivri kemerli
orta pencerelerde ve üstlerde yer alan yuvarlak fevka-
ni pencerelerde "revzen-i menkuş"lar bulunmaktadır.
Renkli bir son cemaat yeri.
Çoban Mustafa Paşa Camii'nin son cemaat yeri beş
kubbeyle örtülüdür. Bu kubbeleri sivri kemerlerle bir-
birine bağlanmış, başlıkları mukarnaslı altı sütun taşır.
Kubbelerden ortada olanı diğerlerinden daha yüksek
olup iç yüzü dilimlidir.
Son cemaat yerinde, girişin iki yanında tam bir simet-
ri gösteren Memluk tarzı geometrik renkli taş beze-
meler pencerelerin üst sınırında son bulmakta, bunla-
rı üstlerinden boydan boya geçen kalınca bir bitki mo-
tifli firiz çerçevelemektedir. Her iki tarafta da cephe
süslemeleri, kapının yanından pencereye, pencere-
den nişe ve oradan da duvarın onuna kadar aynı ka-
rakterde devam eden üç grup kompozisyondan oluş-
muştur. Bu kompozisyonlar çiçekli kûfî ile yazılmış
ayetlerden oluşan bir yazı kuşağıyla ikiye ayrılmıştır.
Yazı kuşağının altında kalan renkli dikdörtgen taşlar
beyaz ince mermer şeritlerle çerçevelenmiştir. Yazının
üstünde aynı tarzda yapılmış kare çerçeve içerisinde
yuvarlak ve koyu renkli bir madalyon ve köşelere yer-
leştirilmiş geometrik motifler bulunmaktadır. Her iki
taraftaki mihrabiyelerin kavsaraları zikzaklar, orta kı-
sımları kısa oklardan meydana gelmiş bir desen, alt
kısımları ise uçları palmet şeklinde biten uzun dikdört-
genlerle süslenmiştir. Buradaki pencereler sade sil-
melerle çevrilidir.
Son cemaat yerinin batı tarafında camiin tek şerefe-
li minaresi yer alır. Minareye çıkan kapının üzerinde
besmele ile yine çiçekli kûfî bazı yazılar göze çarpar.
Çoban Mustafa Paşa Camii çeşitli dönemlerde resto-
rasyonlara tabi tutulmuştur. Bunlar arasında 1961-
1970 yılları arasında yapılan onarım, daha önceki za-
manlarda bakımsız olan külliyeye bugünkü görünü-
münü kazandırması bakımından önemlidir. Bunun dı-
şında, külliyenin cami ve türbesi 1992'de tamamla-
nan bir restorasyonla bakımdan geçirilmiştir.
Sükût.
Bir uzun yollar kavşağında bulunan Çoban Mustafa
Paşa Külliyesi'ne ahir ömrümüzde birkaç kez yolu-
muz düşmüştür. Bu yolculukların her birinde, birer va-
kitlik de olsa salâta, yani huzura durmuşuzdur. Duam,
bu kadim menzile yolu düşenlerden olmanız ve orada
huzura durmanız yolundadır. Amin.

Cevat Akkanat



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97