Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 238. Sayı >> PORTRE >> Hz. Peygamber (s.a.s.)'in eşi Hz. Zeyneb Bint Cahş (r.anha)

Hz. Peygamber (s.a.s.)'in eşi Hz. Zeyneb Bint Cahş (r.anha)

Zeyneb bint Cahş (r.anha), Hz. Peygamber (s.a.s.)'in hanımları arasında İslam
muhalifleri ve bilhassa batılı araştırmacılar tarafından en fazla dikkat çeken kişidir. Onun gerek ilk evliliği, gerekse ikinci evliliği farklı çevrelerce değişik şekillerde yorumlanmış ve daima gündemde kalmıştır.

Hz. Peygamber (s.a.s.)'in aynı adı taşıyan iki hanımından biri olan
Zeyneb bint Cahş (r.anha) miladi 588 yılında Mekke'de dünyaya
geldi. Onun annesi Hz. Peygamber (s.a.s.)'in halası Ümeyme
bint Abdülmuttalip'tir.
Zeyneb bint Cahş (r.anha), Hz. Peygamber (s.a.s.)'in hanımları ara-
sında İslam muhalifleri ve bilhassa Batılı araştırmacılar tarafından en
fazla dikkat çeken kişidir. Onun gerek ilk evliliği, gerekse ikinci evliliği
farklı çevrelerce değişik şekillerde yorumlanmış ve daima gündemde
kalmıştır. Bu hadise şu şekilde gelişmiştir: Rasul-i Ekrem (s.a.s.) azat-
lısı Zeyd b.Hârise (r.a.)'yi Medine'de de Hz. Zeynep bint Cahş (r.an-
ha) ile evlendirmişti ki, bu hâdise tarihte meşhur Zeyd-Zeynep mese-
lesi olarak bilinir. Bundaki asıl amaç, İslam dininde Müslümanların eşit
olduğunu göstermek, azat edilmiş bir kölenin hür ve asil bir kadınla
evlenebileceğini ispat etmekti. Allah Rasulü (s.a.s.) hür bırakılmış bir
insanla hür insan arasındaki bütün ayrıcalıkları kaldırıp, bu ikisi arasın-
da mutlak eşit hakları temin etmeyi istediği gibi, kölelik hatıralarını da
zihinlerden silerek onu toplumun saygın bir ferdi haline getirmek isti-
yordu. Hz. Peygamber (s.a.s.) Arap eşrafından birinin kızı olan Zey-
nep'i (r.anha) azatlı bir köleye eş olarak seçerek hem yabancılara,
hem de özellikle azat edilmiş kölelerin şahsiyetine karşı hakaret duy-
gusunu ortadan kaldırmayı, hem de özellikle evlilik sırasında görülen
ailevi taassubu unutturmayı arzu ediyordu. Bu sembolik ve anlamlı
görev Hz. Peygamber (s.a.s.)'in azatlısı Zeyd'e (r.a.) verildi. Zeyd (r.a.)
o zamana kadar olduğu gibi babası olarak kabul ettiği peygamberin
kararına itirazsız teslim oldu. Ancak Zeynep (r.anha)
planlanan izdivaca şiddetle itiraz etti. Çünkü Arap
toplumunda böyle bir hadisenin gerçekleşmesi
mümkün olmamıştı. Neticede Zeyd (r.a.) bir köle
iken Zeynep (r.anha) Kureyş'in en saygın ailelerinden
birine mensuptu. Fakat "Allah ile peygamberi bir iş
hakkında hüküm verdikten sonra artık inanmış bir
kadın ve erkeğe o işi kendilerine göre seçme hakkı
yoktur. Kim Allah'a ve Rasulü'ne karşı gelirse, apa-
çık bir sapıklığa düşmüş olur."
(Ahzab, 33, 36.)
ayeti
Zeyd-Zeyneb evliliğini her iki taraf için de zorunlu ha-
le getirdi.
Hz. Peygamber (s.a.s.)'in gerçekleşmesini çok arzu
ettiği bu evlilikten istenilen sonuç elde edilemedi. Bir
yıl kadar süren bu evlilik hayatı, her iki tarafa da mut-
luluk getirmedi. Çünkü Zeyneb (r.anha) dindar ve Al-
lah'tan korkan bir kadın olmasına rağmen, sülalesi,
güzelliği ve asaleti ile iftihar ediyor, azadlı bir köle
olan kocasına iğneleyici sözler söyleyip tepeden ba-
kıyordu. O, akrabasının evine bir köle olarak giren bir
azatlının nikâhı altında bulunmayı bir türlü hazmede-
miyordu. Bu sebeple de her fırsatta kocasının kalbi-
ni kırıyordu. Zeyd, artık buna dayanamadı. Hz. Pey-
gamber (s.a.s.)'e müracaatla karısını boşamak iste-
diğini bildirdi. Rasulüllah (s.a.s.) bu durumdan çok
müteessir oldu. Çünkü evlenmelerini bizzat kendisi
istemişti. Evlilik hayatı çekilmez hale gelen Zeyd (r.a.)
de Rasulüllah (s.a.s.)'a sık sık giderek gelerek bo-
şanmaktan bahsetmeye başladı. Allah Rasulü
(s.a.s.) ise her defasına evlatlığına sabır tavsiyesinde
bulunuyor, ondan eşinden boşanmamasını istiyor-
du. Ancak ailevi sıkıntı gittikçe büyüyordu. Bunun
üzerine Ahzâb suresinin 37. ayeti nazil oldu:
"Hani sen Allah'ın kendisine nimet verdiği, senin de
(azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye,
"Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah'tan sa-
kın." diyordun. İçinde, Allah'ın ortaya çıkaracağı bir
şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa ken-
disinden çekinmene Allah daha layıktı. Zeyd eşinden
yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu
seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini ye-
rine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıkla-
rının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü'minlere bir
zorluk olmasın. Allah'ın emri mutlaka yerine getiril-
miştir."

Böylece ilahî emirle Zeyd (r.a.) ile Zeyneb (r.anha)
ayrılmış, Zeyneb (r.anha) Allah Rasulü (s.a.s.) ile ni-
kâhlanmıştır. Zeyneb (r.anha), Zeyd (r.a.) ile masla-
hat temini için gerçekleştirmiş olduğu evlilikten bu
şekilde kurtulmuş oldu. Zeyd (r.a.) de kendisini baş-
tan beri istemeyen bir eşle çekilmez hale gelen evli-
liği sürdürme zahmetinden kurtuldu. Hz. Peygamber
(s.a.s.) Zeyneb (r.anha)'i nikâhına almakla, müminle-
rin annelerinin arasına dahil ederek onun gönlünü al-
mış oldu.
(Müslim, Nikah 15.)
İlahî emirle gerçekleşen bu evlilik, cahiliyye dönemi-
nin kötü bir âdetini daha ortadan kaldırmış oluyordu.
Böylece Hz. Peygamber (s.a.s.), hem Zeyneb (r.an-
ha)'in, hem de akrabalarının ilk arzuları doğrultusun-
da onunla nikahlanmış oldu. Allah Rasulü
(s.a.s.)'nün Zeyneb (r.anha)'le evlenmesi münafıklar
tarafından dedi-kodu yapılmasına sebep oldu. Onlar
işi o kadar ileri götürdüler ki, "Muhammed, oğulun
karısının babaya haram olduğunu bildirdiği halde
kendisi oğlunun hanımını nikâhladı." demeye başla-
dılar. Bunun üzerine Allah Teala el-Ahzâb suresinin
40. ayetini indirdi: "Muhammed, erkeklerinizden biri-
nin babası değildir. Fakat o, Allah'ın rasulü ve pey-
gamberlerin sonuncusudur."
Görüldüğü gibi istenilen neticeyi vermese de Zeyd-
Zeyneb evliliği, cahiliye döneminde geçerli olan ve
toplumda etkisi devam eden evlatlıkların gerçek ma-
nada oğul kabul edilmeleri uygulamasının geçersiz
olduğunu ispatta öncü bir rol üstlendi. Bundan son-
ra babalar evlatlıklarının eşleriyle evlenebileceklerdi.
Nitekim Kur'an-ı Kerim'in el-Ahzâb suresinin beşinci
ayetinde bu anlamda şöyle denilmektedir: "Onları
(evlatlıklarınızı) babalarının ismiyle çağırın. Bu, Allah
katında daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsa-
nız, o halde (onlar) din kardeşleriniz ve dostlarınız-
dır..." Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s.)'in ev-
latlığı olan Zeyd de, Zeyd b. Harise diye çağrılmaya
ve daha sonraki nesillerce de bu isimle anılmaya
başlandı. Halbuki daha önce kendisine Zeyd b. Mu-
hammed deniyordu. Zeyd, Hz. Peygamber
(s.a.s.)'in oğlu değil, evlatlığı idi. Buna göre onun ha-
nımı olan Zeyneb (r.anha) de Rasulüllah (s.a.s.)'ın öz
gelini değildi. Evlatlık müessesesinin Kur'an emri ile
kaldırılmasından sonra bunun bir kalıntısı olan "evlat-
lık hanımlarının, evlat edinenler tarafından alınama-
yacağı" anlayışının da kaldırılması gerekiyordu ki, bu
ayet yanlış uygulamayı geçersiz kılmıştır.
Gerçekten, bu kadar basit ve bazı reformların yapıl-
masına yönelik olan bu izdivacı, bilhassa İslam düş-
manları ve Batı'nın mutaassıp yazarları dillerine do-
layarak bu konuda Hz. Peygamber (s.a.s.)'i tenkit
edici görüşler dile getirmişlerdir. Buna göre Hz. Pey-
gamber (s.a.s.), Zeyd (r.a.)'in evde bulunmadığı bir
sırada onu aramaya gelmiş, evde Zeyneb (r.anha)'i
görmüş ve ona hayran olmuştur. Bunun üzerine de
Zeyd (r.a.) de hanımını boşamıştır. Hadiseyi bu şekil-
de değerlendirenlerin gözden kaçırdıkları bazı
önemli noktalar bulunmaktadır. Bunlar, Zeyneb'in
(r.anha) Hz. Peygamber (s.a.s.)'in yakın akrabası ol-
duğunu, onun Medine'ye hicret eden ilk Müslüman-
lar arasında bulunduğunu, Rasul-i Ekrem (s.a.s.)'in,
Zeyneb (r.anha)'i Zeyd'le (r.a.) evlendirmek için ne
kadar uğraştığını, evliliğin sürmesi için ne kadar gay-
ret sarf ettiğini, üstelik Zeyneb (r.anha)'in Zeyd'le
(r.a.) evlenmeden önce Rasulüllah (s.a.s.)'a varmak
istediğini hiç dikkate almıyorlar. Eğer, Hz. Peygam-
ber (s.a.s.), Zeyneb'le (r.anha) daha önce evlenmek
isteseydi buna kim engel olabilirdi?
Görüldüğü gibi tamamen hayal mahsulü olan ve
münafıkların dedikodusu sebebiyle, ortalığa yayılan
fitneden dolayı bu izdivaçla ilgili olarak müsteşrik ve
misyonerler, büyük bir faaliyetin içine girmişler, bu
konuda kitaplar hatta piyesler yazmışlardır. Piyes
yazanlardan biri de Woltaire'dir. Woltaire, tarihî ger-
çeklerle taban tabana zıt olan bu piyesi yazarken
papadan iltifat görmüş, daha önce aforoz edilmiş-
ken yazdığı bu tiyatro eseri üzerine papa tarafından
"Oğlum Woltaire" diye başlayan bir mektup alarak
papanın iltifatına nail olmuştur. Tekrar ifade etmek
gerekirse gerçekte normal bir evlilik olan bu izdivaç,
bilhassa İslam düşmanları tarafından devamlı olarak
gündemde tutulmaya çalışılmıştır. Bunu ancak dinî
taassup, en hafifinden bilgisizlik ile açıklamak müm-
kün olur.
Hz. Peygamber (s.a.s.)'le evlendiği zaman 35 yaşın-
da bulunan Zeyneb bint Cahş (r.anha)'ın düğünün-
de Rasulüllah (s.a.s.) büyük bir ziyaret vermişti. Bu
evlilik sebebiyle Hz. Zeyneb (r.anha), Rasulüllah
(s.a.s.)'ın diğer kadınlarına karşı övünür ve "Sizi pey-
gamberle aileleriniz evlendirdi. Halbuki beni yedi kat
göklerin üstünden Yüce Allah evlendirdi." derdi.
Başka bir rivayete göre Hz. Peygamber (s.a.s.)'e:
"Diğer hanımlarının sana karşı nazlanamayacağı üç
şeyle nazlanabilirim demiş. Bunlar, senin dedenle
benim dedem aynı kişi (Abdülmuttalib) olması, beni
sana nikâhlayanın Allah olması, aradaki elçinin de
Cebrail Aleyhisselam olmasıdır."
(İbn Kesir, el-Bidâye,
IV, 148.)
Yine bir gün Hz. Peygamber (s.a.s.)'in huzu-
runda: "Ya Rasulallah! Allah'a yemin ederim ki ben,
senin diğer eşlerinden biri gibi değilim. Onları, baba-
ları, kardeşleri veya aileleri evlendirdi. Benden baş-
ka, Allah'ın gökte seninle evlendirdiği var mıdır?
(İbn
Sa'd et-Tabakât, VIII, 102-103.
) diye sormuştur. Keza,
İbn Sa'd'in kitabında bulunan başka bir habere gö-
re Zeyneb, "Vallahi ben, peygamberin diğer kadınla-
rı gibi değilim. Onlar mehir ile evlendiler. Onları akra-
baları evlendirdi. Beni ise Allah, kendi elçisi ile evlen-
dirdi. Allah, Kitapta (Kur'an) benim hakkımda ayet
indirdi. Müslümanlar onu okurlar ki, bu ebediyyen
değişmez." Ezvac-ı Tâhirattan Ümmü Seleme (r.an-
ha) şöyle der: "Peygamber onu severdi. O, saliha,
çokça namaz kılan, oruç tutan ve sadaka veren bir
kadındı."
(İbn Sa'd, et-Tabakât, VIII, 103.)
Bu hususta
Enes b. Mâlik (r.a.)'ten şöyle bir rivayet aktarılır. Hz.
Peygamber (s.a.s.) mescide girdiğinde iki direk ara-
sında bir ipin çekilmiş olduğunu gördü. Bu ip nedir
diye sorunca oradakiler: "Bu, Zeyneb'in ipidir. Zey-
neb (namazda ayakta durmaktan) yorulunca bu ipe
tutunur." dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber
(s.a.s.): "Hayır (ibadette böyle güçlük olmaz) bu ipi
çözünüz. Sizden biriniz zinde ve kuvvetli oldukça
namazı (ayakta) kılsın. Yorulunca da otursun." bu-
yurdu.
(Buhârî, Teheccüd 18.)
Görüldüğü gibi Hz. Zey-
neb (r.anha), ifrat derecesine varan bir şekilde na-
maz kılmaya düşkün bir annemizdi.
Hicretin yirminci yılında vefat eden Zeyneb bint Cahş
(r.anha), Rasulüllah (s.a.s.)'ın vefatından sonra ona
kavuşan ilk hanımıydı. Vefatında, dönemin halifesi
olan Hz. Ömer (r.a.), cenaze namazını kıldırdı, o da-
ha sonra Medine'de Baki' mezarlığına defnedildi.
Vefat ettiği zaman 53 yaşındaydı.
(İbn Sad', et-Tabakat,
VIII, 110-111; İbn Abdi'1-Berr, el-îstiâb, IV, 309.)

Doç. Dr. Adem Apak - Uludağ Üniv. İlahiyat Fak.



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97