Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 239. Sayı >> GÜNDEM >> Varlıktan hiçliğe akmak

Varlıktan hiçliğe akmak

Tavaf, zerreden kürreye bütün bir âlemin zikrine dahil olmaktır. Kâbe et-
rafında öteler ötesine süzülüşün adıdır tavaf... Bedenin yükünü hafiflet-
mektir. İnsanların nura koşan pervaneler gibi Kâbe'nin etrafında uçuşma-
sıdır tavaf... Deryaya düşen damlalar gibi aynı girdap içinde dönmektir.

Kâbe: Kıblegah
Masiva ile mavera arasındaki sınır çizgisidir
Kâbe... Yüzümüzü beş vakit dönerken içimizin
aydınlandığı yerdir. Yolunu şaşırmışların yönünü
bulmakta zorlanmadıkları merkezdir Kâbe... Ku-
zey ve güney kollar onu... Doğu ve batı bekler
onu... Bütün yönleri kuşatandır, yön gösteren kı-
lavuzdur Kâbe...
Kâbe:, Beytullah
Kâbe, Beytullah... Yani Allah'ın evi... mü'minlerin
kalbinin müşterek attığı bir mihrap ve "İnsanlar
için vaz'edilen ilk ev..." takdir ve tebciliyle yüceltil-
miş ilk mabed...

Kâbe... Temellerini Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'in
birlikte yükselttiği yüce mabed...
Kâbe... Müslümanların kıblesi... bütün camilerin
merkezi, temsilcisi ... Gözlerin ve gönüllerin he-
defi...milyarlarca insanın vuslat için, ona kavuşup
eteğine tutunarak gözyaşı dökmek için, etrafında
büyük bir aşkla dönmek için can attığı kutsal me-
kân...
Kesrette Vahdet
Kâbe, siyah örtüsüyle, beyazlara bürünmüş in-
sanları kendine çeken, cazibesiyle etrafında dön-
düren, kesrette vahdeti sağlayan mekan...
Kâbe... Varlıktan hiçliğe akmak, hiçlikte yine ken-
dini bulmaktır. Orada açılır kilidi üstümüze kapa-
nan kapıların... Kâbe'de açılır kapısı gönül saray-
larının... En zifiri karanlıklar Kâbe'de aydınlanır.
Gönül dünyamızdaki karmaşa ve gerginliklerden
kurtulup huzura erdiğimiz yerdir Kâbe...
Irkları, renkleri, milliyetleri, dilleri, sosyal statüleri
farklı, fakat gayeleri ve hedefleri aynı milyonlarca
Müslüman aynı heyecan, aynı amaç ve aynı aşk-
la hareket etmekte ve Kâbe'ye ulaşarak aynı dü-
şünce ve ruh birliğiyle tavafa girmektedir. Bu ba-
kımdan Kâbe, İslam kardeşliğinin canlı bir şekilde
kendini gösterdiği tabloları içeren sahnelerle do-
ludur. Kâbe'nin etrafında tavaf edenlerin Harem-i
Şerifteki muhteşem manzaraları bunun fiili olarak
sahnelendiği bir alandır. Orada tevhidin simgesi
olan birlik vardır. Çoklukta birlik olmak... Birlikte
kendini yeniden bulmak... Müminler denizinde
kaybolmak ne büyük saadettir.

Kalp ve Kâbe
Teslimiyetin yeridir Kâbe, kâinatın kalbinin attığı
yerdir. Allah'a bütün dış yönelişlerin merkezi nasıl
Kâbe ise, iç yönelişlerin merkezileştiği yer de
kalptir. Birisi maddî, diğeri manevî Kâbe'dir. Al-
lah'a kulluk için kurulan (vaz'edilen) ev nasıl Kâbe
ise, Allah'a iman için insanın özünü teşkil eden
yön de gönül evi olan kalptir.
Kâinatın kalbi Kâbe ile kalbin kâbesi iman buluş-
tuğunda hakikat yörüngesine varılmış olunur.
Uzağın ve yakının yakın olduğu bir vuslattır bu...
Kâbe, zamanımıza kadar çeşitli nedenlerle yıkıl-
mış, fakat insan eliyle yeniden yapılmıştır. Kalp
öyle mi? Sonlu somutun (Kâbe) inşası kolay; son-
suz soyutun (kalbin) inşası zordur. Bu yüzden Al-
lah sevgisi için yaratılmış bu kutsal mekâna, gö-
nüle zarar vermek, onu incitmek, kırmak bir bed-
bahtlıktır.

Gönül Kâbesinin ne denli önemli olduğunu gönül-
ler sultanı Mevlâna şöyle dile getirir:
"Eğer senin gönlün varsa, gönül Kâbe'sini tavaf
et. Topraktan yapılmış sandığın Kâbe'nin mânâsı
gönüldür. Cenâb-ı Hak görünen, bilinen sûret
Kâbe'sini tavaf etmeyi, kirliliklerden temizlenmiş,
arınmış bir gönül Kâbe'si elde edesin diye sana
farz kılmıştır."
(Divan-ı Kebir. 3/430, Ötüken Neşriyat, trc.
Şefik Can)
Tavaf
Tavaf, Hacerü'l-Esved'in hizasından başlayarak
Kâbe'nin etrafında yedi defa dönmek...
Nazargâh-ı ilahi olan kalbimiz Beytullah'a dönük-
ken başlar tavaf...Ben-merkezimizin yörüngesin-
den çıkıp, Rabbimizin rızası dairesine girip ibadet
aşkıyla dönmenin adıdır tavaf...
Dönerken Beytullah'ın etrafında, önce kendi özü-
ne dönmektir tavaf...
Aynı mana etrafında döner milyonlarca insan...
Bir kutlu dönüş ki saat yönünün tersine... Zama-
na meydan okurcasına...
Tavaf, zerreden kürreye bütün bir âlemin zikrine
dahil olmaktır. Kâbe etrafında öteler ötesine sü-
zülüşün adıdır tavaf... Bedenin yükünü hafiflet-
mektir. İnsanların nura koşan pervaneler gibi
Kâbe'nin etrafında uçuşmasıdır tavaf... Deryaya
düşen damlalar gibi aynı girdap içinde dönmektir.
Yürekten bağlılığın sembolüdür tavaf... Her şeyi
feda edebileceğimizi göstermektir yaratıcıya...
O'ndan başkasına boyun eğmeyeceğimizin, yal-
nız O'na sığınacağımızın, O'ndan başkasına iba-
det için yönelmeyeceğimizin işaretidir tavaf... Ta-
vaf ilahi iradeye boyun eğmektir. "Teslim oldum
Allah'ım, buyur, emrindeyim" demektir.
Tavaf ve Dönüş
Kâinatta her şey tavaf hâlinde... Zerreden kürre-
ye her şey dönüyor...
Elektron çekirdeğin etrafında, ay dünyanın, dün-
ya güneşin, güneş sistemi saman yolunun mer-
kezi etrafında durmadan dönüyor.... Dönme ve
değişimle ayaktadır kâinat...
Anlam denizi, hikmet deryaları da böyle değil mi?
Düşünce çekirdeği etrafında döner duygular, iki-
sinin denge bütünlüğü sağlandığında anlam vü-
cut bulur, hikmet taşları oluşur. Düşüncenin duy-
guyla buluşmasından doğan şevkin terkibiyle şe-
killenir anlamlar...
Uzun bir süreçtir kâinatın kurulması...Hikmet ger-
gef gergef dokumuştur onu... Atomun yaratılma-
sı, moleküllerin oluşması... Nice devirlerin dön-
mesiyle gün yüzüne çıkmıştır dünya günü...
Kalbimiz kâinattan küçük ve kıymetsiz mi?
Onun kurulumu için de kâinatı izlememiz gerek-
miyor mu? Kâinatın özü insan, insanın modeli
kâinatsa birbirimize bakarak öğreneceğimiz çok
şey var.
Güzellik, kâinatın kapılarını kalple, kalbin kapıları-
nı kâinatla açmakla kendini gösterir, hayat lezze-
te döner. Kapılar karşılıklı kapalıysa her yer karan-
lıktır. Gönül kapılarını açmak gerek...

Dr. Ömer Menekşe - DİB Derleme ve Yayın Şubesi Müdürü



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97