Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 240. Sayı >> KÜLTÜR VE SANAT >> Mevlâna'nın Kuşatıcılığı ve Hoşgörüsü

Mevlâna'nın Kuşatıcılığı ve Hoşgörüsü

"Ben yaşadığım müddetçe Kur'ân'ın
kölesiyim. Ben Hazret-i Muhammed'in
ayağının toprağıyım. Eğer biri, benim
sözümden bundan başka en ufak bir şey
bile nakledecek olursa, o kimseden de
onun sözünden de uzağım."
Mevlâna Celaleddin-i Rumi

İnsanlık tarihi hayatı ilgilendiren her
alanda yetiştirdiği seçkin insanlarla dolu-
dur. Gerek tefekkür, araştırma, gerekse
keşif ve buluşlarla yakından ilgilenmeyi ha-
yat gerekliliği ve tarzı olarak hisseden marifet
ehli insanlar, bir anlamda diğer insanların akıl,
gönül ve ruh inkişaflarına ayna olmuşlardır.

Mevlâna da kendisinden önceki büyük düşü-
nürleri doğru anlayıp özümseyebilmiş bir dü-
şünce adamı ve insandaki fiziksel, ruhsal gelişi-
me ışık tutabilmiş, onu doğru yorumlamış en-
der şahsiyetlerden birisidir.

Mevlâna, 30 Eylül 1207 (6 Rebi-
ülevvel 604)'de Belh'te dünyaya
gelmiştir. Belh'te siyasi istikrar
bozulduğunda ailesi ile birlikte
13. asrın ortalarında Horasan
dağları ile boz kırlarından gelerek
Selçuklu devletinin başkenti olan Konya'ya yer-
leşmiştir. Görüşleri ve felsefi çalışmaları ile Sel-
çuklu devletinin yönetimi tarafından büyük say-
gı görüp, fikirlerinden istifade edilmiştir. İlmin,
irfanın ve şairce duygunun buluştuğu bir bilge
kişi olarak, toplumun gündelik hayatıyla yakın-
dan ilgilenmiş ve insan ruhunun problemlerine
ikna edici çözümler sunmuştur. Ünü çağının ve
yaşadığı coğrafyanın sınırlarını aşan Mevlâna;
sufi kimliğinin yanı sıra, âlim, şair ve mütefekkir
bir şahsiyettir. İslam dünyasında hürmet belirt-
mek için önemli kişilerin isimlerinin önünde kul-
lanılan "Efendimiz" anlamındaki "Mevlâna" la-
kabı Mevlâna Celaleddin Muhammed ile birlikte
özel bir isime dönüşmüştür. Onu yücelten ve
kendi deyimiyle 'gönüllerde yer bulmasını' sağ-
layan, engin hoş görüsü, sevgi insanı olması, in-
sanlara bir yandan özgüven aşılarken diğer
yandan korkularını giderip zihinsel bakımdan
arınmalarını sağlayarak onlardaki dinsel taassu-
bu yıkmış olmasıdır. Onun, "Putperest olsan
da, mecusî olsan da., tövbeni bin kez boz-
muş olsan da gel!... Bizim dergâhımız, umut-
suzluk dergâhı değildir." sözleri onu evrensel
yapmış; o yüzden cenaze törenine, her inanç
ve anlayıştan kişiler tarafından ona duyulan bü-
yük sevgi ve saygıdan dolayı, o devirde papaz-
lar ve hahamlar da dahil, kültürel bakımdan çok
farklı inançların mensupları katılmıştır.

Günümüzde taassup, hoşgörüsüzlük, cimrilik,
bencillik, başkalarının kusurlarını araştırma,
gerginlik ve öfke gibi yerilen hususiyetlerin dün-
ya insanları arasında yayılmış olması sonucu
ortaya çıkan bunalımlara karşı o, asırlar ötesin-
den gönderdiği sözlerle bir bilgi kaynağı olarak
insan aklını nur ile yıkamış, akıl ve gönülleri kir-
den kurtarmış, bir veli hüviyetiyle gönüller coş-
turmuş, bir pir, bir mürşit olarak insan kalbini
saflaştırmıştır. Bizlerin bir kuş sütü eksik olan
sofralarımıza, şu markayı giyiyorum, bu marka-
yı kullanıyorum gösterişiyle böbürlendiğimiz bu
zamana inat, evinin sofrasında bir kâse çorba-
dan fazlasını görünce öfkelenmesi, dünya malı-
na hiç yüz vermeyerek maddenin çok ötesine
geçebilmiş olması, hiç şüphesiz Mevlâna'yı da-
ha da yüceltmiştir.

Toplumlara özgürlük ve demokrasi getirme adı-
na işlenen cinayetler ve savaşlar, bitmek bilme-
yen kıyımlar ve yaşanan yıkımlar, bizi yeniden
durup düşünmeye sevk etmekte ve Mevlânalar
yetiştirmiş kültür ve medeniyeti yeniden oku-
maya yöneltmektedir. Biz, Mevlâna'nın beslen-
diği kaynaktan beslenmekteyiz. Tasasavuf bü-
yükleri üzerine çalışmalar yapan ünlü Alman İs-
lam bilimcisi Annemarie Schimmel, "Türklerin
niçin Batı'ya yönelme gerekliliği duyduğunu an-
lamıyorum; Mevlâna gibi bütün insanlığa yol
gösteren bir ışık varken." diyor. Geleceğimizin
sevgiyi, huzuru, hoşgörüyü yakalayabilmesi için
Mevlâna gibi sevgi kahramanlarımızla, dünyaya
sevgi ve hoşgörü mesajlarımızı sürekli ulaştır-
mak zorundayız.

Mevlâna'yı ve kendimizi daha iyi tanıyabilmek
ve daha iyi anlayabilmek ümidiyle.

Tülay Çankaya - Din Hizmetleri Uzmanı Amasya Müftülüğü



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97