Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 241. Sayı >> KADIN VE AİLE >> Eşler evde neden konuşmaz?

Eşler evde neden konuşmaz?

Hayat her an kendini yenileyerek önümüze fırsatlar, güzellikler sunarken biz eski olana takılmışlığımızla, bayat olanı anlatmaya diretişimizle müşterilerimizi kaçırmaya devam ediyoruz. Değerli olduğumuzu daha bir derinden hissetmeliyiz. Dinlenir olmanın lezzeti dinleyen olmanın yenileyiciliği şevkimizi arttıracak.

Eşlerin birbirleriyle konuşamaması çok sık rastlanan bir durum. Bir tarafın anlatmak için yanıp tutuştuğu, diğerinin ise biteviye dilsizleştiği, kendi içinde kaybolduğu ilişkiler her geçen gün artıyor. Bu durumun birçok nedeni olduğu muhakkak ama, bir neden var ki bu yazıda onun üzerinde durmak istiyorum. Bir danışanım unlu mamuller üzerine çalışıyor. Bir cümlesi beni çok etkiledi. Tamam dedim işte budur. Nazlı Hanım, dedi. Eğer ben, bugünden kalan bir şeyi yarın yine vitrine koysam müşteri kaybetmeye başlarım. Müşteri bir bir kaybe-
dilir. Bir bakarsın sinek avlamaya başlamışsındır. Bu sefer daha fazla bayat ürünü vitrine koyarsın ve kaçınılmaz son; iflas...

Söyledikleri kendi işi ve birçok iş için doğruydu. Bizim konumuz olan ilişkiler için de durum aynen böyle. Bir kişi için bir konu çok önemliyse ne zaman konuşmaya başlasa hemen, o konuyu gündeme getiriyor. Konu yerli yersiz her
konuşmanın girizgâhını oluşturduğu halde bir türlü hakkını vererek konuşulamadığı için, karşı taraf bir süre sonra kendisi için bayatlamış olanı artık dinlemek istemiyor.

Dinlese de dişini sıkarak dinlediği için anlatanın duygusu iyi olmuyor. Konu bir türlü gündemden düşmüyor. Eşler istedikleri bir şeyin yapılması için ısıtıp ısıtıp temcit pilavı gibi aynı şeyleri konuşmaya başladıklarında ilişkilerin
tadı kaçıyor. Taraflar dışarıda bülbül kesilirken evde dut yemiş bülbüle dönüyorlar.

Eğer hayatın sürekli bir değişme ve yenilenme olduğunu kabul ediyorsak -ki öyle- biz ayak uyduramadığımızda bayatlıyoruz. Kimse ne bizi ne söylemeye çalıştıklarımızı anlıyor. Sevdiklerimize yine de bir teşekkür borçluyuz. Yıllardır bizim bayatlamış söylemimizi yeniden yeniye sessizleşerek de olsa duymaya devam ettikleri için...

İnsanın kendini güncellemesi hayat amaçlarının farkında oluşuyla yakından ilgilidir. Dünyayı bir vakit öldürme yeri olarak algılıyorsak, denecek bir şey yok, bayatlamak kaçınılmaz.

Dünyayı gelişeceğimiz, değişeceğimiz, öğrenerek yenileneceğimiz bir yer; gerektiğinde törpüleneceğimiz bir mecra olarak görüyorsak, söylemlerimizin aynı kalması, vitrine her gün aynı konuları taşımamız mümkün olmaz.

Hayat her an -her gün demiyorum- her an kendini yenileyerek önümüze fırsatlar, güzellikler sunarken biz eski olana takılmışlığımızla, bayat olanı anlatmaya diretişimizle müşterilerimizi kaçırmaya devam ediyoruz.

Değerli olduğumuzu daha bir derinden hissetmeliyiz. Dinlenir olmanın lezzeti dinleyen olmanın yenileyiciliği şevkimizi arttıracak. Her şeyin ilacı kendimizde olduğu gibi, bu derdimizin ilacı da kendimizde… Kendi iç dünyamızı yenilemekle birçok şikâyet ettiğimiz durumun değiştiğini göreceğiz. Ne varsa bizde var. Tek sermaye kendimiz ve bize verilmiş olan hayatımız. Hayatı tüketerek yaşamak yerine; hayatı değişime ve anlayarak anlamlandırmaya yönelik yaşayabiliriz.

Nazlı Özburun - Psikolog



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97