Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 245. Sayı >> GÜNDEM >> Boş zamanlarla değer eğitimi

Boş zamanlarla değer eğitimi

Mükellef bir Müslümanın amelleri genel bir tasnifle “kesin ve bağlayıcı
bir tarzda yapılması istenenler (vacip, farz)”; “kesin ve bağlayıcı
tarzda olmaksızın istenenler (mendup)” olarak iki kısma ayrılabilir.

Bazı ufak tefek tanım ve derece ve farklılıkları
olmakla beraber sünnet, tatavvu, ihsan, nafi-
le, fazilet, müstehap, ragibe, hasen terimleri
mendupla eş anlamlıdır. Bu kavram ailesi Allah’ın
rızasına uygun her türlü eylem ve çabayı kuşata-
cak bir çatı oluşturur. Bu çatı altında özellikle Hz.
Peygamber (s.a.s.)’in hadislerinde farz ve vacip
niteliğinde olmayan ibadetlerin nafile ve tatavvu
kelimeleriyle ifade edildiği görülür. Her iki kelime
de herhangi bir zorunluluk olmaksızın gönüllü ola-
rak, kendi isteğiyle ve zorunluluklara ilaveten, ayrı-
ca yapılan eylemleri ifade etmektedir.
(ayr. bkz. DİA,Nâfile maddesi)

Dilimizde “boş, boşuna, boş yere” anlamlarını
kazanmış “nafile”nin kaderini paylaşan diğer bir
kavram da “boş vakit”tir. “Vaktini boşa tüketmek”,
“boşa vakit harcamak”, “Boştayım (işsizim).” gibi
birçok ifade nedeniyle “boş vakit” ifadesi, birçok
zihinde olumlu çağrışımlar yapmayabilmektedir.
Bu sebeple “boş vakit” ve ilişkili kavramlar üzerin-
de durmak, bir çerçeve çizmek yerinde olacaktır.

İnsanın çalışma, yeme, içme, uyuma gibi hayatını
sürdürmek için zorunlu olarak harcadığı zamanın
dışında kalan zamanlara serbest vakit/zaman adı
verilmektedir. Serbest vakitler içinde kalan, kişi-
nin sadece kendisi istediği için yaptığı ve yapmak-
tan zevk aldığı faaliyetlere ayırdığı zamanlar ise boş
vakit/zaman olarak isimlendirilir. Şu hâlde bir kişi-
nin serbest vakti olduğu hâlde boş vakti olmayabi-
lir. Yani özel bir ilgi alanı olmayan ve buna vakit
ayırmayan biri serbest vakte sahip olabilir ama boş
vakte sahip değildir. Nitekim boş vakit, Rasulüllah
(s.a.s.)’ın diliyle insanların kıymetini en az bildikle-
ri nimetlerden biridir.
(Buhari, Rikak, 1; Tirmizî, Zühd, 1;İbn Mâce, Zühd, 15.)

Yüce Rabbimiz “Öyleyse, bir işi bitirince diğerine
koyul. Ancak Rabbine yönel.” (İnşirah, 7–8.) buyura-
rak bir görevi (farzları, zorunlulukları) bitirdiğimiz-
de diğer bir iş (ibadet) için kalkmamıza, farz bittiy-
se nafileye (gönüllü işlerimize) koyulmamıza işaret
buyurmaktadır. Ayette geçen “nasab” yorgunluk
ve zahmettir. Rabbimiz, iş bitti diye rahata düşme-
yip yine zahmeti tercih etmemizi tavsiye etmekte-
dir. Zira zahmetsiz rahmet olmaz; kolaylık tembel-
liğe sevk etmemeli, çalışmaya teşvik edici olmalıdır
ki onun peşinden de bir kolaylık gelerek artma ve
ilerleme durumu hâsıl olsun. (bkz. Elmalılı, Hak Dini)
Serbest zaman ve boş vakitlerin kıymeti bilinme-
li, bunlar değerlendirilmeli, boşa harcanmamalıdır.

Zorunlu zamanlar, gönüllü zamanlar

Farzlar her Müslüman için birer zorunluluktur.
Nafileler ise kişilerin kendi tercihleriyle şekille-
nir. Her Müslüman beş vakit namaz kılar ama
biri teheccüt kılarsa bu onun şahsi özelliğidir.
Namazda Kur’an okumak farzdır ama bir kişi her
gün bir cüz okursa bu onun kendini yakın hissetti-
ği, ona özel bir ibadettir.

Temel, kolon ve kirişler bir binanın esasını oluştu-
rur. Bu ana iskelet olmadan bina ayakta duramaz.

Ancak mimari açıdan bir binayı gösteren, diğerle-
rinden ayıran şey o binanın içinde ve dışında tercih
edilen yapı elemanları, süsleme ve bezemelerdir.

Aynı şekilde Müslümanın kendi hayatıyla inşa ettiği
İslam binasının temel, kolon ve kirişleri farz, vacip
ve haramlardır. Bu noktada tüm Müslümanlarla
aynı esaslara dayanan bir Müslümanın, kendi İslam
binasını o kişiye özgü kılansa tatavvu cinsinden
kendine uygun olanları seçerek oluşturduğu ter-
cihleridir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)’in “En
hayırlı amel hangisidir?” sorusunu yönelten birçok
arkadaşına sorana özel tavsiyelerde bulunması, o
kişinin eksik olduğu bir alanı ya da onun mizacı-
na uygun bir ibadeti tavsiye etmesi de bu hususta
manidar bir örneklik teşkil eder.

Kişiyi diğer kardeşlerinden farklı kılan herhangi
bir emir nedeniyle yaptıkları değil, gönüllü yap-
tıklarıdır.

Boş vakit işlerinin bireye katkıları

Boş vakit etkinlikleri kişinin kendisini bulduğu
etkinliklerdir. Sadece kendi istediği için yaptığı bu
işlerden mutluluk duyar, haz alır, bunlar sayesinde
amel ve ruh dünyası zenginleşir. Yaptığı işle diğer
insanlardan farklılaşır, kendisine ve diğer insanla-
ra zenginlik katar. Aynı etkinliği yapanlarla daha
çabuk kaynaşır, ortak bir şeyleri olanların ortak-
lığına dâhil olur. Bu etkinliği yaparken âdeta her
şeyi unutur, işine ve beraberindekilere odaklanır.
Hem farklılığının hem de aynılıklarının meyvele-
rini devşirir.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) kendi hayatında
bizzat yapıp yaşayarak bizlere, özel ibadetlere
vakit ayırmanın, özel zamanları değerlendirme-
nin gerektiğini, bunların eğiticiliğini göstermiştir.

Mesela güneş ve ay tutulmalarında kıldığı husuf ve
kusuf namazları, Allah’ın âleme koyduğu düzenin
büyüklüğünün ve o düzeni dilediği zaman boza-
bileceğinin ikrarı ile Rabbimize bir yakarmayı, ses-
lenmeyi ve bağlılık arz etmeyi ifade eder. Ama aynı
zamanda tabiattaki değişikliğin ritmiyle uyumlu
davranarak kâinatın senfonisine dâhil olmayı ve
âlemlerin Rabbine yakınlaşmak için vesile edin-
meyi (Maide, 35.) ifade eder. Verilecek başkaca her
bir amel örneği, kişinin beşerlikten insanlığa yap-
tığı seyahatte değerlerin terbiyesinden geçmesinin
birer örneği olacaktır.

Din görevlisi/gönüllüsü açısından da boş zamanla-
rında sürekli bir işle (amelle) uğraşır olmak birçok
fayda içerir ki bunların başında Allah’ın hoşnutlu-
ğu gelir. Zira bu etkinlikler Allah’ın bizim üzerimiz-
deki özel nimetlerine kendimize özel bir şükür-
dür. Serbest ve boş vakitlerde yapılan işlerin bir-
çok başka faydası daha zikredilebilir: Fiziki sağ-
lığı geliştirme, ruh sağlığını koruma, bireyi sos-
yal açıdan geliştirme, kişisel beceri ve yetenekle-
ri tekâmül ettirme, başarıyı arttırma, olumlu duy-
gular yaşanmasına vesile olma, kişilerin kendileri-
ni tanımalarına ve kendilerini gerçekleştirmelerine
yardım etme, kişiye öğrenme fırsatı ve ortamı sağ-
lama, başkaları ile iş birliği içinde bir arada yaşama-
yı sağlama bunlardan sadece bir kısmıdır.

Boş vakit bireyi çok yönlü geliştirip zenginleştirir.

Boş vakitleri camiye taşımak

Günümüzde pek çok insanımızın, cami ve din
görevlisiyle teması, isim verme töreni, yaz kursları,
sünnet, nikâh ve cenaze merasimleriyle sınırlı kal-
maktadır. Halkımızdan azımsanmayacak bir kesim,
sayılan hizmetler dışında dinî müesseselerimizden
ve görevlilerimizden hizmet alamamaktadır.

Yaratılmışa hizmeti ibadet kabul eden İslam dini-
nin merkez kurumu olan camilerimiz, topluma
hizmet edebildikleri oranda hayatiyet bulmuşlar-
dır. Bu kurumun sembol/merkez ibadeti namaz-
la cemaatin günde beş kez bir araya gelme avan-
tajı pek çok faaliyeti de caminin omuzlarına yükle-
miş, camilerimiz tarih boyunca ürettiği hizmetlerle
anılagelmiştir. Pek çok hizmet caminin merhamet-
li şemsiyesi altında yapılanmayı hizmet alanı için
daha uygun görmüştür. İhtiyaç sahipleri için aşevi
mi yapılandırmak istediniz, bunun en çok yakıştı-
ğı yer zekât gelirlerinin de kolaylıkla kanalize edi-
lebileceği bir cami ek binası olmuştur. Din eğitimi
için tesis mi arıyorsunuz, sığınacağınız en merha-
metli yatak yine cami havzasıdır. Güzel sanatlar ve
musiki kendini daima caminin evladı olarak gör-
müştür. Yaşlı bakım üniteleri ve yetim çocukların
bakım merkezleri de kendilerine, merhametin ve
yardımlaşmanın bir ibadet olarak algılandığı cami-
lerden daha yakışan bir ortak bulamamışlardır. Bu
ve benzeri kurumlarla iş birliği içinde hizmet üre-
ten cami, gerçekten “yaşayan bir cami”dir.

İnsanın tamamıyla kendi istediği için yaptığı işler,
değerlerle tanışmalarına, onları öğrenmelerine ve
değerleri benimseyip bağlanmalarına en uygun
vesilelerdir. Zira insan, bir işe içinden gelen istek-
le yöneldiğinde o işin gereği olan birçok şeyi
göze alır. Bir din görevlisi/gönüllüsü için bu tes-
pit, insanların zorunlu ihtiyaçlarını gidermek üzere
ayırdıkları zamanlar dışındaki vakitlerine talip ola-
cak organizasyonların önemini ve bunun sağlaya-
cağı imkânları ayan beyan gösterir.

İnsanların boş vakitlerini almak için onların gönül-
lerini fethedecek, örnekleri zaten yaşanmış olan
dolu dolu iş alternatifleri sunmak gerekir.

Din görevlisinin kendi boş vakitlerini
yönetmesi

Din görevlisi yetiştiren imam hatip liselerinde ve
bunun devamı niteliğinde olan yüksek öğrenim
kurumlarında boş vakit etkinliklerine dair bir eği-
tim verilmemektedir. Bu okullarda boş vakit değer-
lendirme sadedinde bazı seçmeli derslere rastlan-
maktaysa da belirlenen derslere çoğu zaman yete-
rince önem verilmemektedir. Oysa bir din görev-
lisinin/gönüllüsünün özel bilgi ve becerilerinin
cemaatine ulaşma noktasında katkısı en az mesleki
birikimi kadar önemlidir. Örneğin sporla özel ola-
rak ilgilenen bir din görevlisinin çocuklara ve genç-
lere ulaşması, bu beceriye sahip olmayan bir mes-
lektaşına göre çok daha kolaydır.

Son yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu alanda
pek çok olumlu adım attığı da memnuniyetle izlen-
mektedir. Diyanet Gençlik ve Spor Kulübü’nün din
görevlilerinden oluşan bir güreş kulübü kurması,
önemli sporcular transfer etmesi, illerde spora ve
sanata ilgi duyan personele yönelik eğitimler orga-
nize etmesi vb. son derece yerinde ve olumlu geliş-
melerdir. Ancak özel yeteneklerin küçük yaşlar-
da çok daha iyi geliştiği bilinmektedir. Bu nokta-
da ilgili okullarda müfredat, mesleki bilgi ve beceri
kazandırmaya yönelik olduğu kadar din görevlile-
rinin kişisel özelliklerine uygun olarak sportif, kül-
türel, sosyal, sanatsal alanlarda gelişimlerine katkı
sunacak biçimde mutlaka yenilenmelidir.

Din görevlisi/gönüllüsü kendi boş vakitlerine
değer katmaya yönelik çabaları savsaklamamalıdır.

Camide boş vakitleri doldurmak için…

Bir din görevlisinin kişisel bilgi ve becerileri ne
kadar çok olursa olsun muhatap olduğu çevreye
kıyasla ilgileri ve birikimi sınırlı kalabilir. Bu tabi-
idir. Zira toplumun ihtiyaçları çok, insanın kuvve-
ti ve kudreti sınırlıdır. Cemaatine ulaşmayı ve fay-
dalı olmayı isteyen bir din görevlisi mutlak surette
camiyi kendi yerel şartlarının elverdiği imkânlara
göre şekillendirebilmeli, çekip çevirebilmelidir.

Bunun yolu da iş birliği yapmaktan, ilgilileri buluş-
turmaktan, gerekli yardımları talep etmekten, kısa-
cası çaba göstermekten geçer. Örneğin cemaati-
nin futbola merakı varsa ve din görevlisi bu konu-
da yetenekli değilse cemaatinden bu konularla
ilgili olan kişilerin yardımını talep etmelidir. Yerel
imkânlara uygun zanaatların cemaatindeki kişiler
tarafından öğrenilmesine önayak olmalı, konuya
dair bilgi ve beceriye sahip kişilerle iş birliği yapa-
bilmelidir. Yerel imkânlarla çözemediği durumlar-
da çare olacak kişilerin kapılarını çalmalıdır. Zira
değerler iş içinde işlenir, neşvünema bulur.

Değerlerin öğrenilmesi ve bireylerin hayatların-
da görünür hâle gelip yaşanması için boş vakitleri
hedef alan ve camilerde yapılabilecek birçok faali-
yet zikredilebilir:

•Eğitimsel ve kültürel amaçlı faaliyetler:
Bireylerin kültürel zenginliklerini, bilgi ve gör-
gülerini arttırmalarına, çevreleriyle bilgiden des-
tek alan ilişkiler geliştirmelerine yönelik faaliyet-
ler yapılabilir. Mesela bilimsel toplantılar (konfe-
rans, panel, seminer, sohbet vb.), dersler (hadis,
ilmihâl, meal, tefsir vb.), geziler (şehir içi, şehir-
ler arası, tarihî mekânlara, turistik mekânlara,
umre vb.), irşat toplantıları (hatim, hutbe, mev-
lid, sohbet, vaaz vb.), kurslar (Kur’an öğreti-
mi, okul derslerine destek kursları, yaz Kur’an
kursu vb.), yarışmalar (bilgi ve kültür, güzel
ezan okuma, hutbe okuma, hutbe yazma, kırk
hadis ezberleme, kompozisyon/deneme/maka-
le yazma, şiir okuma, şiir yazma vb.) ilh.

•Sanatsal amaçlı faaliyetler: Fertlerin potan-
siyellerini fark edip kendilerini geliştirmelerine,
estetik duyarlılık oluşturup kendileriyle ve çev-
releriyle zengin ilişkiler kurmalarına yönelik faa-
liyetler düzenlenebilir. Mesela gösteri ve kon-
serler düzenlemek (film gösterimi, musiki kon-
seri, slayt gösterisi, şiir dinletisi, tiyatro oyunu
vb.), sanat branşlarından ilgi duyulanlara yöne-
lik öğretici kurslar düzenlemek, sergi düzenle-
mek (ebru, fotoğraf, hat, kültürel obje, minya-
tür, resim, tezhib vb.), şan ve enstrüman kurs-
ları açmak ilh.

•Sportif amaçlı faaliyetler: Aktif sporcu olarak
ya da seyirci, taraftar, yönetici vb. bir pozisyon-
da sportif faaliyetler yapılabilir. Mesela ilgi duyu-
lan spor branşlarından imkân olanlarının icra-
sı için eğitimler vermek, yarışma ve turnuvalar
düzenlemek (atletizm, futbol, güreş, masa teni-
si, motokros, voleybol vb. çeşitli spor dalların-
da), yerel tabii imkânlardan yararlanmayı arttırı-
cı sportif faaliyetler organize etmek (balık tutma,
bisiklet, doğa yürüyüşü, izcilik, kayak, vb.) ilh.

•Toplumsal amaçlı faaliyetler: Toplumsal iliş-
kiler kurmaya ve geliştirmeye, ortak yaşam ala-
nındaki canlı ve cansızların ihtiyaçlarını gider-
meye, diğerkâmlığa yönelik faaliyetler yapılabi-
lir. Mesela dinî yaşantıyı takviye edici organizas-
yonlar (bed’-i besmele, hafızlık cemiyeti, hatim,
itikâf vb.), hediye dağıtımı (çocuk dergisi, def-
ter, gül, kalem, kitap, kutlu doğum aşı, oyun-
cak vb.), ihtifaller (bayramlaşma, kandil gece-
si, yerel festival ve yıldönümleri vb.), imar kam-
panyaları (cami, kurs binası, öğrenci yurdu, sağ-
lık ocağı vb. yapılması amaçlı para toplama,
malzeme toplama, çalışma vb.), toplu organi-
zasyonlar (aşure ikramı, hıdırellez eğlencele-
ri, mezuniyet törenleri, piknik, pilav günü vb.),
toplumsal sorunların çözümüne yönelik kam-
panyalar (ağaç/fidan dikimi, çöp toplama, ihti-
yaçlılara yardım, ilaç toplama, kan bağışı, kul-
lanılmış kâğıt toplama, kullanılmış pil toplama,
sünnet, ücretsiz sağlık taraması ve ilaç dağıtı-
mı vb.), tören organizasyonları (asker uğurla-
ma, düğün, hacı uğurlama, karşılama, sünnet,
taziye vb.), yardım organizasyonları (kermes,
müzayede, ücretli yemek düzenleme vb.), ziya-
retler (asker, cenaze evi, cezaevi, esnaf, gazi-
ler, gazi aileleri, hacı karşılama, hacı uğurlama,
hasta, hastane, huzurevi, mülki idareciler, resmî
kurum ve kuruluşlar, şehit aileleri, yaşlı, yetiştir-
me yurdu vb.) ilh.

Abdullah Açık - Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97