Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 245. Sayı >> GÜNDEM >> Değerler eğitimi için kaynaklar

Değerler eğitimi için kaynaklar

Ne kadar harika,
Ne kadar müthiş!
Baltayla odun kesiyorum,
Kuyudan su çekiyorum.

"Bütün bilgeliklerin başlangıcında hayret ve merak
vardır.” der Erich Fromm “Rüyalar, Masallar, Mitoslar”
kitabının başında. Bu söze katılıyor ve doğru kabul
ediyorsak günümüz insanının bilgeliği büyük oranda
gölgelenmiş olacaktır. Çünkü neredeyse hiçbir şey ona
yeni, farklı, özgün, harika vb. gelmiyor. Her şeye
“Zaten biliyorum.” diyor. Yapmasını istediğiniz şeyi
“Zaten yapmıştım.” diye karşılıyor. Bir şey için “Ne
kadar ilginç!” deseniz “Nesi ilginç? Zaten hep böyle
olmaz mı ki?” diyerek karşılık veriyor.

Çağımız insanı hayret ve merak duygusunu kay-
betti galiba. Şu yanı başından geçtiği yerlerin bir
anlamı yok artık. Oysa her kelebek bir diğerinden
farklı, her yer bir ötekinden değişik, her gün bir
sonrakinden ya da öncekinden apayrı…

Bir Japon şiirindeki gibi “Ne kadar harika, /
Ne kadar müthiş! / Baltayla odun kesiyorum, /
Kuyudan su çekiyorum.” diyebilecek bir hayret ve
merakla çevremize ve eylemlerimize bakacak olur-
sak her şeyi ve herkesi değerler eğitimi sürecine
katabileceğimizi, onlardan yararlanabileceğimizi,
en önemlisi de yardım taleplerimizin geri çevrilme-
yeceğini görürüz. Çünkü canlısından cansızına her
toplum birbirleriyle ilişki ve etkileşim içindeki
azalardan oluşur. Ve kendisi de aynı zamanda, daha
büyük bir vücudun bir parçasıdır. Değerlerin fark
edilmesi, heyecanla karşılanması, benimsenmesi ve
uygulanması sürecinin seri sonuçlar doğurması, öğ-
renenin ve rehberinin çevrelerine sürekli ve uyanık
bir dikkatle bakmalarından geçer. Gerçi mefhum-u mu-
halifi de doğrudur: Bir insan vahşi (yalnız, tek)
olmadığı müddetçe değişir. İş o ki değişim istenen
yönde ve süratte olsun.

Kim için, hangi kaynak?

Değerler eğitimi sürecinde öğrenen ile öğreten iliş-
kisinde öğreten sadece bir rehberdir, asla bir zor-
layıcı değil.

(Kâf, 45; Gâşiye, 21–22.)

Sadece öğrenme süreci boyunca öğrenenin çeşitli de-
ğişkenlere göre konumu değişir. Bu konum değişikli-
ğinde en önemli etken de gelişim (gelişmişlik) düze-
yidir. Zira akli melekeler gelişip irade kuvvet bul-
dukça öğrenenin talep etmesi de artar. Çünkü neyi
aradığını, neyinin eksik olduğunu ya da neyi kaybet-
tiğini bilmektedir (Bu sebeple herhâlde yaz Kur’an
kursuna gelen bir ilköğretim çağı çocuğunu öğrenci,
camide hocayı dinlemeye “koşan” bir yetişkini talebe
diye isimlendirmek daha doğrudur.). Dolayısıyla değer-
ler konusunda rehberlik eden, muhatabını değerlerle
tanıştırma çabasındaki bir din görevlisi/gönüllüsü,
bütün bir süreç boyunca öğrenciye daha çok emek vermek
zorunda kalacaktır. Talebeye ise başlangıçta yeter-
li ve yerinde bir tanıştırma yaptıysa sadece zaman
zaman rehberlik etmek durumunda olacaktır. Zira tale-
be neye ihtiyacı olursa bizzat isteyecektir zaten.

Bu çerçeveden bakıldığında “Kim için, hangi kay-
nak?” sorusunun cevabı da açıklığa kavuşmuştur:

Herkes için kendisine uygun kaynak.

Peki kişiye özel olarak uygun kaynağın ne olduğu-
nu kim, nasıl bilecek? Öğreten bilecek; öğrencisini
ya da talebesini hakkıyla tanıyıp neye ihtiyacı oldu-
ğunu doğru bir şekilde tahlil ederek…

Hangi kaynaklar var?

Değerler eğitiminde öğreten, öğrenenin hak ve haki-
katle ilişki kurmasına rehberlik eder. Hak Rabbimizden
olduğuna göre (Bakara, 147.) öncelikle Kitabullah’tır
değerler eğitiminde başvurulacak kaynak; gerek mushaf
anlamındaki Kitabullah, gerekse Rabbimizin ufuklarımıza
gerdiği kâinat kitabı anlamında... (Fussılet, 53.)

Allah’ın son vahyi bize Rasulü Hz. Muhammed (s.a.s.)
tarafından tebliğ edilmiş, bizzat hayatıyla da pratiği
gösterilmiştir. (Müslim, Müsafirîn, 139.) Dolayısıyla
ikinci kaynak Rasulüllah (s.a.s.)’ın hayatıdır.

Peygamberimiz (s.a.s.)’in özellikle ahlak, edep ve
değerlerle ilgili talimat ve uygulamaları, hadis li-
teratüründe önemli bir yer tutmaktadır. Hatta bü-
tün bir hadis edebiyatının ahlakla ilgili olduğu söy-
lenebilir. Ancak bu noktada öğretenin önemi orta-
ya çıkar: O, hadislere birer yap-yapma listesi oluş-
turmak üzere değil, gaye değerleri, davranışlarımı-
zın miyarı olacak üst değerleri, tek bir davranışın
değil farklı konulardaki farklı davranışların dayan-
dığı değerleri keşfetmek üzere bakacaktır. Zira ne-
bilerin vârisleri (Ebû Davud, İlim, 1.) olan âlimler,
her dem taze ve capcanlı bir değer eğitimini ancak
kaynaklara üst düzey bir hâkimiyetle gerçekleştirebi-
lirler.

Değerler eğitiminde 1. ve 2. kaynak söylendikten sonra
sıralama artık “1, 2, 3” şeklinde değil “1, 2, çok”
olarak gelecektir. “Çok” başlığı altındaki kaynakları
dört grupta ele alabiliriz:

Basılı kaynaklar, sözlü kaynaklar, görsel kaynaklar,
dijital kaynaklar.

Basılı kaynaklar

Basılı kaynaklar dediğimizde ilk akla gelen eser
olarak kitabın, eğitim-öğretim sürecinde tartışmasız
bir yeri ve önemi vardır. Ancak başvurulacak basılı
kaynaklar kitaplarla sınırlı değildir. Süreli yayınlar,
başvuru (referans) eserleri, akademik çalışmalar, hatta
broşür, katalog, kartpostal gibi az bilgi içeren ancak
görsel açıdan canlı eserler de değerler eğitiminde
kaynak veya araç olarak kullanılabilir. Örneğin bir
kartpostaldaki “durum” üzerine yapılacak tartışma,
bir katalogda görülen mamullere dair tanıtım yazısının
çözümlenmesi, akademik bir dergide yayımlanmış bir
araştırmanın bulguları ve benzerleri değerleri öğreten
kişi için bazen bir kaynak bazen de bir araç olarak
iş görürler.

Ancak konuya odaklanmak açısından özellikle ila-
hiyat, felsefe ve eğitim disiplinlerindeki eserlerin
daha fazla ve doğrudan yarar sağlayabileceği unu-
tulmamalıdır.

Sözlü kaynaklar

Değerler eğitimi sürecinde kitabın yanında sözlü
kültürün de önemli bir yeri vardır. Üstelik sözlü
kültür bir yönüyle de temellükü (bir kişi tarafın-
dan sahiplenilmesi) zor bir üründür. Bu da onu
nispeten daha kolay ulaşılır kılmaktadır; yeter ki
“Değerler eğitiminde sözlü kültürden nasıl yarar-
lanırım?” diye düşünülüp çevreye bu bakışla bakıl-
sın. Örneğin Barış Manço’dan “Nerede” şarkısını
hakkıyla dinledikten sonra, hele “Pamuk elli ninem
nerede? / Gül yanaklı anam nerede? / Pembe beyaz
bacım nerede? / Yumuk yumuk kızım nerede?”
sözlerinden sonra kişide kibir, makam mevki tut-
kusu, müdana gibi ahlaki düşüklükler kalır mı?

Sözlü kültür denildiğinde folklorundan öykü ve
masallarına, türkülerinden oyunlarına, bilmecele-
rinden kelime dağarcığı, söz oyunu ve deyimle-
rine, değişik inanışlarından göreneklerine kadar
uzanan değişik ve çok çeşitli bir alandan bahsedi-
yoruz demektir. Sözlü belgeler kapsamında sözel
olarak ifade edilmeyen ancak kendisi bizatihi bir
dil kurmuş olan, zaman içinde oluşmuş bu top-
lamın ötesinde yemek pişirme, mimari, el aletleri
gibi maddi kültür ürünleri, eğitim ve sohbet kaset-
leri gibi nispeten daha genç ürünler de ihmal edil-
memelidir. Bunlar değerler eğitimi ortamında son
derece yaşama yakınlık ve öğrenci aktifliğini sağ-
layıcı ürünler olarak eğitimcinin önemli araçlarıdır.

Görsel kaynaklar

Çeşitli tekniklerdeki fotoğraflar, filmler, insan ya-
pısı nesneler, yapılar, bina süslemeleri, kişisel eş-
yalar, aletler ve cihazlar, iletişim nesneleri, ulaşım
nesneleri, sanat nesneleri, eğlence amaçlı nesneler,
paketler ve kaplar, müzeler eğitim-öğretim sürecinin
hemen ellerimizde bulunan son derece önemli ve üstelik
birçoğu ücretsiz ulaşılabilir imkânlardır. Bunlardan
örneğin müzeleri eğitimde nasıl bir imkân ve araç
olarak kullanılabileceğine dair düşünmelerin ülkemizdeki
tarihi Satı Bey’e kadar gitmektedir. Görsel ürünler
grubundan filmler de özellikle belirtilmelidir. Zira
değerler eğitiminde son derece verimli sonuçlar doğu-
rabilmektedirler.

Örneğin Necip Fazıl’ın Reis Bey’inden ya da Victor
Hugo’nun Sefiller’inden uyarlanmış bir filmin açtığı
yoldan gidilerek varılacak adalet değerinin değeri-
ni anlatmaya herhâlde gerek yoktur.

Dijital kaynaklar

İnternet, kişisel bilgisayarlar, macintosh ve benze-
ri araçlar için üretilmiş CD, DVD ve benzeri dijital
materyaller de değerler eğitiminde yararlanılma-
sı ihmal edilmeyecek imkânlardır. İnternette iyi bir
arama motoru Archimedes’in dünyayı kaldırmaya
niyet ettiği kaldıraç işlevini görecektir. İnternet
üzerinden yapılan araştırmalarda ulaşılacak sayfalarda
ya da sitelerde bulunan linkler de mutlaka gözden
geçirilmelidir. Ancak bunlar öğrenene tavsiye edi-
lirken dikkatli olunmalı, içeriğin her an değişebildi-
ği ve onaylanmayacak içeriklere ulaşımın mümkün
olabileceği atlanmamalıdır.

Sonuç olarak…

Tüm bu kaynaklar değerler eğitimi rehberiyle
(öğreten, öğretmen, üstat, usta vb.) takipçisinin
(öğrenen, öğrenci, talebe, çırak vb.) daha sağ-
lıklı bir zemin oluşturabilmeleri, daha hızlı yol
alabilmeleri için gündeme getirilmektedir. Ancak
süreç her ne kullanılarak sürdürülürse sürdürülsün
gerekli tutumları kazandıran, davranış değişiklik-
lerini vücuda getiren ve kazanımlara ulaştıran şey
çevreye yönelmiş sürekli dikkat, değişme iradesi
ve cesarettir. Zira bir toplum kendinde olanı değiş-
tirmedikçe Allah onları değiştirmez. (Ra’d, 11.)

Alpaslan Durmuş - EDAM (Eğitim Danışmanlığı ve Araştırmaları Merkezi



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97