Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 245. Sayı >> DÜNDEN BUGÜNE >> Dönemleri ve öne çıkan hizmetleriyle Diyanet İşleri Başkanları Hasan Hüsnü Erdem-II

Dönemleri ve öne çıkan hizmetleriyle Diyanet İşleri Başkanları Hasan Hüsnü Erdem-II

Altıncı Diyanet İşleri Başkanımız Hasan
Hüsnü Erdem’in özgeçmişini ve başkanlık
yaptığı dönemin din hizmetleri açısından
bazı hususiyetlerini dergimizin Nisan sa-
yısında özetlemeye çalışmıştık. Bu yazımızda
merhum hocamızın Diyanet İşleri Başkanı olarak
görev yaptığı yıllarda (1961-1964) gerçekleş-
tirilen önemli bazı hizmetlere değinmek
istiyoruz.

Öncelikle ifade edelim ki, Hasan Hüsnü
Erdem dönemi, Diyanet hizmetleri açı-
sından verimli bir dönem sayılabilir.
Bu dönemde özellikle din hizmetlileri-
nin mesleki bilgilerini geliştirmek için
gayret gösterildi; bu çerçevede tekâmül
kurslarına/hizmet içi eğitim faaliyetle-
rine ağırlık verildi. Başkanlığın bu ve
benzeri hizmetlerine temas etmeden
önce, bu yıllarda Başkanlıktaki bazı ge-
lişmelere satırbaşları halinde ve krono-
lojik bir sıra takip ederek değinmek is-
tiyoruz.

Gelişmeler

Başkanlık için hazırlanan yeni teşkilat
yasası için bu yıllarda da çalışmalar sür-
dürüldü. H. Hüsnü Erdem ve yardımcısı
Sadettin Evrin’in “Diyanet İşleri Başkanlığı
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”un
hazırlanmasında önemli katkıları oldu.
12 Ekim 1961’de teşkilata gönderilen bir
genelgeden, o yıllarda din hizmetlileri
arasında bir huzursuzluğun yaşandığını
ve bu durumun önüne geçmek için bazı
tedbirlerin alındığını öğreniyoruz.

Başkan, 10 Nisan 1962’de teşkilata bir
genelge yayınlayarak Başkanlık görevlilerinin
partiler üstü kalmalarını, siyasi partilerin
çalışmalarına katılmamalarını, herhangi bir
istekle Başkanlığa yaptıkları müracaatlar için
milletvekili ve senatörleri ziyaret ederek
onlardan tavassut istememelerini talep etti;
bu tür davranışların yanlış olduğunu bildirdi.

Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, 16 Ekim 1962
günü Diyanet İşleri Başkanlığı’nı ziyaret etti.
Böylece, ilk defa bir cumhurbaşkanı, Diyanet
İşleri Başkanlığını ziyaret etmiş oluyordu.
Başkanlık Dergisi’nin Aralık 1962 sayısında
bu olay, “Başkanlığımızın şerefli bir günü”
başlığıyla verildi. 1963 yılı başlarında
“Türkiye Hacılarının Hac İşlerini Düzenleme
Derneği” adıyla bir dernek kuruldu. Diyanet
İşleri Başkanı H. Hüsnü Erdem’in başkanlığını
üstlendiği bu sivil derneğin amacı, “Türkiye’den
hacca gidecek vatandaşların hacla ilgili bütün
işlerinde yardımcı olmak” şeklinde açıklanmıştı.

Din görevlileri tarafından ilk defa olarak bu
yıllarda, “Hademe-i Hayrat Federasyonu” ve
benzeri adlarla dernek ve federasyonlar
oluşturuldu.

Özellikle 1962-1963 yıllarında cezaevlerinde
dini hizmetlere ağırlık verildi. Bütün il ve ilçe
cezaevlerinde haftada iki gün dini ve ahlaki
konferanslar düzenlendi. İlgili mercilerce bu
faaliyetler takdirle karşılandı.

Hasan Hüsnü Erdem, 1964’te Arap Birliği Genel
Sekreteri’ne bir telgraf çekerek, birliğe bağlı
ülkelerin, Kıbrıs’ta Müslüman Türklerin maruz
kaldıkları zulüm ve işkencelere duyarsız kalma-
malarını istedi.

Emekli bir general olan Sadettin Evrin, 17 Nisan
1961’de Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığına geti-
rildi. 28 Mayıs 1964’de de eski hâkimlerden Hamit
Köseahmetoğlu Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı oldu.

Kıbrıs Müftüsü Dânâ Efendi, Ağustos 1963’te Ankara’ya
yaptığı seyahat sırasında Başkanlığı da ziyaret etti.
Başkanlığa gelişinde Müşavere âzâ muavini M. Şevki
Özmen tarafından karşılandı. Bu ziyaret sırasında
Dânâ Efendi, dönemin Başbakan ve Cumhurbaşkanı
tarafından da ayrı kabul edilmişti. Konuyla ilgili
Başkanlık Dergisinde yer alan haberde onun, Hacıbayram
Camii’nde Cuma günü bir vaaz verdiği ve cemaat tarafından
ilgiyle karşılandığı bilgisi de bulunmaktadır. (Parantez
içinde şu notu ilave etmek istiyorum:

1954 yılı başında Kıbrıs Müftüsü seçilen Dânâ Efendi,
bu tarihten itibaren Türk ve dünya basınında kendisine
sıkça yer verilen bir fenomen olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu yönüyle onun, ülkemizde ve yurt dışında bir Diyanet
İşleri Başkanı’ndan daha fazla ilgi odağı olduğu da söyle-
nebilir.)

Başkanlıktaki gelişmeleri özetledikten sonra, bu yıllar-
da öne çıkan bazı hizmetleri şöylece sıralayabiliriz:

Kur’an-ı Kerim Meali basımı Hasan Hüsnü hocamızın
Başkanlık yıllarının en önemli hizmetlerinden biri,
Başkanlıkça bir Kur’an mealinin hazırlanıp 1961 yılın-
da üç cilt halinde yayımlanmasıdır. “Kur’an-ı Kerim ve
Türkçe Anlamı (Meal)” adını taşıyan bu eser, Hasan Hüsnü
Erdem ve Yusuf Ziyaeddin Ersal’ın nezaretinde, Ankara
İlahiyat Fakültesi asistanlarından Dr. Hüseyin Atay ile
Dr. Yaşar Kutluay’a hazırlatılmış; İstanbul Yüksek İslam
Enstitüsü hocalarından Mahir İz’in başkanlığında Müşavere
Heyeti âzâsından Osman Keskioğlu, Ödemiş Müftüsü Ziya
Bilgin ve Ankara Müftüsü Mahmut Öğüdçü’den oluşan bir
komisyonun tetkikinden de geçirilip, bir sayfada metin,
karşı sayfada meal şeklinde dizayn edilerek yayımlandı.
Meal için yazdığı önsözde Hasan Hüsnü Erdem, şu tespit-
lerde de bulunmuştu:

“Kur’ânın yalnız mânasını ifade eden sözleri Kur’ân hük-
münde tutmak, namazda okumak ve aslına hakkiyle vâkıf
olunmadan ahkâm çıkarmak câiz olmaz.

“Her dilin kendine göre güzellikleri ve bir takım özellik-
leri vardır. Hiçbir terceme, aslının yerini tutamaz. Elfâz-ı
Kur’âniyyeden herhangi birinin başka bir dilde uygun bir
karşılığı bulunabileceği kabul edilse bile bu, bütün Kur’ân
için ve hele muhtelif mânalara delâletleri ve yerine göre
hepsine de şümulleri muhtemel bulunan lâfızlar için hiç
mümkün olamaz. Çünkü bu lâfızları terceme etmek, mü-
teaddit mânaları bire inhisar ettirmek demek olur ki tercih
ve tahsis edilen mânanın murâd-ı ilâhî olduğu kat’iyetle bi-
linmeden buna Kur’ân tercemesi demeğe nasıl cesaret edi-
lebilir?”

Tekâmül kursları/hizmet içi eğitim faaliyetleri
Hasan Hüsnü hocamızın görev yılları, hem Başkanlıkta
hem de kamuoyunda “nasıl bir din hizmeti” ya da
“din görevlileri nasıl olmalı” sorusuna cevaplar
aranmaya başlandığı yıllardır. Önce basından bir
örnek vermek istiyorum. Ekim 1963 tarihli Sebilürreşad
dergisinde, din hizmetlilerinin neler yapması ge-
rektiği konusunda şöyle deniyordu:

“Halkın mürşit ve rehberleri olan din görevlileri;
Halkın arasına girerek, kapı kapı dolaşarak onların
dertlerini dinleyecek, ihtiyaçlarını temin etmeye
çalışacak, / Onları hak yola irşat edecek, bilmedik-
lerini öğretecek, yanlış yolda gidenleri doğru yola
düzeltecek, / Fenalıkları önleyecek, /Dargınları
barıştıracak, / Azgınları yatıştıracak, / Kimsesizlerin
kolundan tutacak, / Âtılları çalışmaya sevk edecek, /
Kahvehaneleri okuma odaları haline getirecek, / Dünya
gidişatından halkı haberdar edecek, / Temizlik yol-
larını gösterecek, / ‘Rabbena’ duasının anlamını halka
öğretecek ve içeriğince davranılmasını öğütleyecek, /
Kısaca din-i mübin-i İslam’ın emrettiği fazilet ve
medeniyet yolunu onlara izah edecektir. Başkanlık işe
buradan başlamalıdır.”

Dönemin basınının bu konudaki duyarlığı bir yana,
bu yıllarda, başta müftü ve vaizler olmak üzere,
personelin tekâmül kurslarına alınarak olgunlaş-
tırılmasına Başkanlıkça özel bir önem verildi.
Esasen, 6 Nisan 1961’de göreve başlayan H. Hüsnü
Erdem, göreve başlama mesajında, personelin eğiti-
mine önem vereceğine vurgu yapmıştı. Öncelikle
icazetli (mücaz) olmayan müftü, vaiz ve imam-
hatiplerin mesleki bilgilerini artırmak için
çalışılacak, ayrıca Başkanlıkça açılacak kurslarla
da onların genel kültürleri geliştirilecekti.
Nitekim önceki yıllarda da düzenlenen hizmet içi
kurslarına bu dönem hız verildi. 1961’de müftülüklere
bir talimat gönderilerek müftü ve vaizler için açıla-
cak 45’er günlük tekâmül kurslarıyla ilgili esaslar
detaylı bir şekilde açıklandı. Bu çerçevede on ilde
müftü ve vaizlere yönelik 45 gün süreli tekâmül
kursları açıldı, eğitimleri lise düzeyinde ve yaşları
da 55’ten aşağı müftü ve vaizlerin katıldığı bu
kurslardan 400’e yakın personel eğitimden geçirildi.
Bu kurslarda dini irşat konuları yanında daha çok
genel kültür konularına ağırlık verildi; astronomiden
jeolojiye kadar çeşitli alanlarda bilgiler sunuldu.

Keza, 24 Temmuz 1962 tarihini taşıyan ve teşkilata
tamim edilen bir Başkanlık genelgesinde, din
hizmetlilerinin (imam-hatip, müezzin) mesleki bilgi
ve genel kültürlerini artırmak amacıyla il ve ilçe
merkezlerinde üç ay süreli “Hayrat Hademesi Tekâmül
Kursları” açılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu.
Akabinde yapılan bir duyuru ile de bu kurslara köy
imamlarının da katılabileceği açıklandı. Bu bağlamda
başka bir örnek de 1964’te Ankara’da düzenlenen
“Vaizler Olgunlaştırma Semineri Kursu”dur.

Bir önceki yazımızda da değindiğimiz gibi, Diyanet per-
sonelinin bilgi düzeylerini artırarak din hizmetlerini daha
verimli hale getirmek için gerekli tedbirlerin alınması, bu
doğrultuda çalışmalar yapılması, aynı zamanda bu yılla-
rın hükümet programında yer alıyordu. Ayrıca düzenlenen
kurslara dönemin devlet ve hükümet yetkilileri fevkalade
önem atfedilmişti. Örneğin 16 Temmuz 1962’de, 65 görev-
linin katılımıyla açılan Erzurum II. Devre Müftü ve Vaizler
Tekâmül Kursunu, dönemin İmar ve İskân Bakanı Ord.
Prof. Fahrettin Kerim Gökay ve Tabii Senatör Ahmet Yıldız
da ziyaret etmişlerdi.

Öte yandan, önceki yıllarda olduğu gibi Başkanlık bu yıl-
larda da diploması olmayan personelin ortaokul ve lise-
yi dışarıdan bitirerek diploma almalarını teşvik etti. Bu yol-
la diploma alan personel takdir edilip, örnek görevliler ola-
rak Diyanet Dergisinde tanıtılmaya devam edildi. Bu yol-
la, cami görevlileri yanında ilkokul mezunu çok sayıda vaiz
ve müftü, ortaokul ve lise diplomasına sahip oluyorlardı.
Bunlar, birçoğu hafız ve Diyanet Dergisindeki ifadeyle “dini
bilgilerini hususi olarak görmüş” kişilerdi ve lise diploma-
ları olmadığı halde açılan sınavı kazanarak vaiz veya müf-
tü olmuşlardı.

Başkanlığın geliştirdiği ilk proje: “Diyanet İşleri
Başkanlığı Merkez ve İller Kuruluşları Arasında İdari-
İlmi İşbirliği” Hasan Hüsnü Erdem’in başkanlığı döneminde
Diyanet İşleri Başkanlığı, 1963 yılında bir proje geliştirdi.
“Diyanet İşleri Başkanlığı Merkez ve İller Kuruluşları Arasında
İdari-İlmi İşbirliği” adını taşıyan bu proje, kuruluşundan o
tarihe kadar süre içinde Başkanlığın geliştirdiği ilk önemli
ve kapsamlı bir proje oluyordu.

Hazırlanan ön tasarı ile; Diyanet İşleri Başkanlığı’nın
görevini daha iyi yapabilmesi için, on altı il merkezinde
birer “Bölge Araştırma Merkezi” kurulması ve bölge il ve
ilçelerinin mahalli araştırma birimleri olarak bu merkezlere
bağlanması, il ve ilçe merkezlerinde müftünün başkanlığında
en az üç kişiden oluşan birer ilmi heyetin oluşturulması,
bu heyetlerin din hizmetlerine ve bölgelerindeki sorunlara
ilişkin hazırlayacakları raporları bölge merkezlerine
ulaştırmaları, toplanan raporların bu merkezlerde
oluşturulacak komisyonlarda incelenip değerlendirilmesi
ve bölgenin geneline dair kapsamlı bir rapor hazırlanarak
Başkanlığa gönderilmesi öngörülmüştü.

Projeye göre ayrıca, yeni bir tefsir hazırlanacak,
konularına göre tasnif edilmiş yeni bir hadis mecmuası
tertip edilecek, yayın faaliyetlerine yeni bir ivme
kazandırılacak, bu cümleden olarak, yayınlanmakta olan
Diyanet İşleri Başkanlığı Dergisi yanında halka da hitap
eden bir dergi/gazete ve ayrıca ilmi bir dergi yayına
sokulacaktı. Başkanlık için bir rasathane, il ve ilçelerde
zekât sandıkları, Ankara merkezde de bir yardımlaşma
sandığı kurulması, bu projenin diğer hedefleri arasındaydı.

Ön tasarı çerçevesinde bölgelerde çalışmalara başlandı,
hazırlanan ön raporlar Başkanlığa gönderildi ve bu ra-
porlar Başkanlık merkezinde oluşturulan “Merkez Araştırma
ve Geliştirme Kurulu”nca incelenip birtakım kararlar alındı.
Alınan kararlar, “Kur’an-ı Kerim Çalışmaları”, “Hadis
Çalışmaları”, “Neşriyat İşleri”, “Radyo ile Yayın” ve
“Vaaz ve İrşat” başlıkları altında maddeler halinde sıralandı.
Projeye ilişkin hazırlanan öntasarı bir genelge halinde 18
Şubat 1963 tarihinde müftülüklere gönderildi.

Başkanlık personeli arasındaki irtibatı sıklaştırmak ve
din görevlilerinin sorunlarını görüşmek üzere Diyanet İşleri
Başkanlığı tarafından ilk defa olarak Nisan 1963’te Konya’da
düzenlenen bölge müftüleri toplantısında da bu proje kapsamında
yapılan çalışmalar ele alınmıştı.

Şunu da ilave edelim ki, Başkanlığın bu yıllardaki diğer bazı
icraatında olduğu gibi bu faaliyette de dönemin Diyanet
İşleri Başkan Yardımcısı Sadettin Evrin’in etkisi büyüktür.
“Hadis Projesi” gibi, Başkanlık olarak bugün de gündemi-
mizde olan birtakım çalışmaların, bundan 50 yıl önce ele
alındığını görmek bizim için ayrı bir heyecan vesilesidir.
Ancak sonraki yıllarda bu projenin maalesef sürdürüleme-
miş olması, akim kalması fevkalade üzücüdür.

Kocatepe Külliyesi’nin temelinin atılması

Ankara Kocatepe’de bir cami yapmak üzere 1956’da kuru-
lan Türkiye Diyanet Sitesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği,
“Türkiye Devrim Diyanet Sitesi” adıyla bir külliye olarak in-
şası düşünülen kompleksin temelini 10 Mayıs 1963’te attı.
Bu sırada derneğin başkanlığını, Milli Birlik Komitesi üye-
liği de yapmış olan tabii senatör Ahmet Yıldız yapıyordu.

Törene devlet ve hükümet erkânından çok geniş bir katılım
olmuştu. O gün Cuma namazı için hazırlanan alana çok ka-
labalık bir cemaat toplanmıştı. Cuma namazının ardında ya-
pılan temel atma töreninde Diyanet İşleri Başkanı H. Hüsnü
Erdem de bir konuşma yaptı. Dönemin Ankara Müftüsü
Dr. Lütfi Doğan’ın yaptığı duayı müteakip temele ilk harcı
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Hasan Dinçer koy-
du. H.Hüsnü Erdem, yaptığı konuşmada temeli atılan site-
nin sadece bir ibadethaneden ibaret değil, Başkanlık bina-
sı, Yüksek İslam Enstitüsü ve kütüphanesiyle geniş bir kül-
liye olacağını ifade etmişti. Temeli atılan ve idare binala-
rı 1964’te tamamlanan bu projeden vazgeçilerek bilahare
Kocatepe Camii için yeni proje yapıldı.

Yayın faaliyetleri

H. Hüsnü Erdem döneminde Başkanlık, 30 civarında yeni
eser yayımladı. 1962 öncesinde Başkanlık yayınlarının sayı-
sının yüzün üzerinde olduğu ve bunların birçoğunun mev-
cudunun kalmadığı anlaşılmaktadır.

1960 ve 1961 yılında yıllık olarak yayımlanan Diyanet İşleri
Başkanlığı Dergisi, Haziran 1962’den itibaren aylık periyot-
larla yayınlanmaya başlandı. Dergide, makaleler yanında
kurum ve personelle ilgili haberlere, Müşavere Kurulunun
bazı mütalaa ve kararlarına da yer veriliyordu.

İlki 1963’te yayımlanan ve 1964 yılı sonu itibariyle beş ade-
di basıma hazır hale getirilen “Örnek Hadisler” derleme fa-
aliyeti de bu dönemin önemli bir yayın faaliyeti sayılabilir.
Bu dönemde basımı gerçekleştirilenler yanında yayın-
lanması planlanıp da basılamayan birçok eser de vardır.

Örneğin Ahmet Serdaroğlu’nun tercümesiyle İhya, Müjgan
Cumbur’a hazırlatılan Hilye-i Hakanî, daha önce Şer’iye
Vekâletince yayımlanmış olan Şemsettin Günaltay’a ait
İslamda Tarih ve Müverrihler ve Felsefe-i Ûlâ bunlar ara-
sındadır.

Yazımızı hocamız için söylenmiş şu sözle bitirelim: “Bünyesi
nahif, hal ve tavrı çok halim ise de; ruhu, imanı bir kaya ka-
dar salâbetlidir.”

Dr. Mehmet Bulut - DİB / Uzman



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97