Dergi Kategorileri
AÇIK OTURUM
AÇIKLAMA
ANALİZ
ARAŞTIRMA-İNCELEME
AYIN İÇİNDEN
AYIN KONUSU
BASIN TOPLANTISI
BASINDA DİN DİYANET
BAŞYAZI
BELGESEL
BİLİM
BİR AYET BİR YORUM
BİR HADİS BİR YORUM
CAMİLERİMİZ
DEĞERLENDİRME
DENEME
DİN GÖREVLİSİNİN HATIRA DEFTERİNDEN
DİN VE AHLAK
DİN VE BİLİM
DİN VE ÇEVRE
DİN VE EĞİTİM
DİN VE KÜLTÜR
DİN VE SAĞLIK
DİN VE SOSYAL HAYAT
DİN VE TARİH
DİN VE TOPLUM
DİN-DÜŞÜNCE-YORUM
DÜNDEN BUGÜNE
EDEBİYAT
EDİTÖRDEN
EKONOMİ
ELEŞTİRİ
FIKIH KÖŞESİ
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
GEZİ
GÜNDEM
GÜNDEMİN İÇİNDEN
GÜNÜN İÇİNDEN
HABERLER
HAYATIN İÇİNDEN
HUTBE
İNANÇ VE İNSAN
İNSAN VE HAYAT
İZLENİM
KADIN VE AİLE
KAİNATIN DİLİNDEN
KAPAK GÜNDEM
KİTAP TANITIMI
KONFERANSLAR
KÜLTÜR
KÜLTÜR VE SANAT
KÜLTÜR VE TOPLUM
KÜRSÜDEN
MERHABA
MÜFTÜLÜKLERDEN
NOSTALJİ
ÖRNEK HAYAT
ÖRNEK VAAZ
PORTRE
RÖPORTAJ
SAĞLIK
ŞİİR
SÖYLEŞİ
SÖZÜN ÖZÜ-BERCESTE BEYİTLER
TANITIM
TARİH
TOPLANTI
TOPLUM
TOPLUM VE AHLAK
TOPLUM VE BİLİM
VATAN SEVGİSİ
YARIŞMA
ZİYARET
Dergi Sayıları
Diyanet Dergisi >> 247. Sayı >> DİN-DÜŞÜNCE-YORUM >> Rahmeti bol olan Allah

Rahmeti bol olan Allah

Yüce Allah kullarının fıtratlarını (yaratılışlarını) bilir, asla onlara
taşıyamayacakları yükü ve sorumluluğu yüklemez. İnsanlara ancak
güçleri nispetinde sorumluluk verir.

Rahmet dini olan İslam, ilahî bir nefha ta-
şıyan insana merhameti öngörür. En gü-
zel isimler kendisinin olan Allah, azabı-
nı söylemeden önce rahmet ve merhametini, af
ve mağfiret edici olduğunu haber verir. Onun
esma-i hüsnasının birçoğu da merhamet ve sev-
gisini, cömertlik ve bağışlayıcı hususiyetini vur-
gular. O Allah ki, “merhamet etmeyi kendine
gerekli kılmıştır.”
(Enam, 12.)

Allah rahmetini yüz parçaya ayırmıştır.
Bunlardan doksan dokuz tanesini kendisine,
bir tanesini de arza indirmiştir. Bu bir parça rah-
metle bütün yaratılmışlar birbirlerine şefkat gös-
terirler. O kadar ki, bir hayvanın yavrusunu em-
zirirken bir kötülük dokunur diye ayağını kal-
dırması da bu bir rahmettendir.(Müslim, Tevbe,17.)
Bu itibarla yaratılmışların var oluşunun ve
hayatlarının ber devamının “merhamet “olgu-
su üzere kaim bulunduğu ortaya çıkmaktadır.

Kur’an Rabbin af, mağfiret ve merhametinin
yüksekliğinden bahseder. Rahmeti gazabını
aşan ve her şeyi kuşatan Allah insanlara da mer-
hameti ve affedici olmayı öğütler; “Rabbinizin
bağışına ve genişliği göklerle yer arası kadar
olan, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için
hazırlanmış bulunan cennete koşun. Onlar bol-
lukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öf-
kelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah
iyilik edenleri sever. Yine onlar, çirkin bir iş
yaptıkları yahut nefislerine zulmettikleri zaman
Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlan-
masını isteyenler -ki Allah’tan başka günahları
kim bağışlar- ve bile bile işledikleri (günah) üze-
rinde ısrar etmeyenlerdir.” (Al-i İmran, 133 -135.)
buyurur. Allah’ın rahmet ve merhametiyle O’nun
kullarının işlediği veya işleyebileceği günahları
bağışlayıcı olduğu konusu yer yer beraber zikre-
dilir.(Hucurat, 12; Şûra, 25; Tâ hâ, 82.)

İslami telakkide kişi insan oluşundan kaynakla-
nan nedenlerle günaha düşebilir, hata da edebilir.
Günah tövbe ile affedilmeyen ve temizlenmeyen
bir şey de değildir. İlk insan Âdem (a.s.)’in işledi-
ği günah (hata) bütün insanlık âleminin üzerin-
de kalan bir suç olarak görülmez. Kimse kimse-
nin günahını yüklenmez. Din, mensuplarını bas-
kı altında bulunduran bir mefhum olarak da gö-
rülmemelidir. Kur’an’da; “Âdem Rabbinden bir-
takım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabbi’ne
yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul
etti. Şüphesiz O tövbeleri çok kabul edendir, çok
bağışlayandır.” (Bakara, 37.) buyrulmaktadır.

Dinde bir merasime gerek olmadan, sade bir şe-
kilde, her yerde, aracıya gerek olmadan işlenen
günahlara tövbe edilir. Önemli olan içtenlikle gü-
nahlardan af dileyebilmektir. Tevvab (tövbele-
ri çokça kabul eden) olan Allah günahları bağış-
layıcıdır. Gafur olup tövbeleri çok kabul edendir.
İnsanlar ataları Âdem gibi hata edebilirler, güna-
ha düşebilirler. Ancak asla Allah’ın rahmetinden
ümitlerini kesmezler. Yüce Allah kullarının fıtrat-
larını (yaratılışlarını) bilir, asla onlara taşıyamaya-
cakları yükü ve sorumluluğu yüklemez. İnsanlara
ancak güçleri nispetinde sorumluluk verir. Allah,
bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yüküm-
lü kılar. (Bakara, 286.)

Dini bizlere ulaştıran Allah’ın elçisi Hz. Muhammed
(s.a.s.) de; “Bütün insanlar hata edicilerdir. Hatalıların
en hayırlısı tövbe edenlerdir.” (İbn Mace, Zühd, 30.)
buyurur. Allah’ın sonsuz rahmetine sığınmak; hata ve
günahlarımızdan dolayı ondan af dilemek durumundayız.
Kişinin işlediği günahları çok olmakla beraber,
Aziz ve Celil olan Allah’tan rahmetini ümit etme-
si tabiidir ve gereklidir. Zira O “Rahmeti gazabına
galip gelmiş” olan Allah’tır.

Rahmet ve merhamet sahibi Allah’ın kullarına
olan rahmet ve merhameti ne kadar da boldur.
İnsan O’nu tanıdıkça O’nun rahmet ve ihsanının
cazibesinden kendini alamamaktadır. O’nun kul-
larına olan rahmeti süreklidir. İnsanlar Allah’ın
rahmetinden asla ümit kesmemelidir. İnsan ol-
maları itibarıyla kullar günah işlemiş olabilir-
ler, ancak Allah bütün günahları bağışlar, O çok
bağışlayan ve çok merhamet edendir. (Zümer,53.)
Onun kullarına olan merhameti bir annenin çocuğuna
olan şefkatinden çok daha fazladır.(Müslim, Tevbe, 22.)

İlahî rahmete ve bağışlanmaya ulaşabilmenin
yolu başta insana olmak üzere diğer yaratılmış-
lara merhamet etmekten geçmektedir: “İnsanlara
merhamet etmeyen kimseye de Allah merhamet
etmez.” (Müslim, Fezail, 66.) Yine; “Siz yerdekilere
merhamet edin ki göktekiler (Allah ve melekler)
de size merhamet etsin.” (Ebu Davud, Edeb, 58;
Tirmizi, Birr, 16.) hadisi bu hakikate işaret eder.
Rahmeti bol olan Rabbimizden rahmetine ve mağfiretine
vesile olan amelleri, bütün günahlardan uzak ol-
mayı, adalet ve ihsanı, merhamet ekseninde daim
olmayı temenni edelim.

Dr. Bahattin Akbaş - Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı



247 246 245 241 240 239 238 237 236 235 234 233 232 231 230 229 214 144 143 142 141 140 139 138 137 136 135 134 133 132 131 130 129 128 127 126 125 124 123 122 121 120 119 118 117 116 115 114 113 112 111 110 109 108 107 106 105 104 103 102 101 100 99 98 97